<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[.::: SINIFÖĞRETMENİM SINIF OGRETMENLERİNİN EN BÜYÜK VE EN KAPSAMLI SİTESİ SINIFOGRETMENİM ::.. - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://www.sinifogretmenim.net/</link>
		<description><![CDATA[.::: SINIFÖĞRETMENİM SINIF OGRETMENLERİNİN EN BÜYÜK VE EN KAPSAMLI SİTESİ SINIFOGRETMENİM ::.. - http://www.sinifogretmenim.net]]></description>
		<pubDate>Wed, 20 Aug 2008 21:36:40 +0300</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Yok olmak..Hiç olmak...Ya da hiç olmamak...]]></title>
			<link>http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6322</link>
			<pubDate>Tue, 19 Aug 2008 19:03:58 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6322</guid>
			<description><![CDATA[Hani her sevgilinin bir hayali vardır çoğu imkansız ama olur ya kurarsın sende...<br />
Ne de olsa yanında ki yarısıdır yüreğinin birlikteliğinizdir her hayalin başrol oyuncusu ve başlar film..<br />
En mutlu sahnelerde de alırsın rol en üzücü sahnelerde de..<br />
Ve bir gün yorulursun napıyorum dersin kendince yorar bu sevgi seni her yapacağın işte düşünme payı bırakırsın..sıkılmışsındır başrolden..<br />
Yeni oyuncular girmiştir filme figüranlar yer almıştır..hazmedilemez hale gelmeye başlamıştır bişeyler..<br />
vazgeçmek istersin filmin sonunda ''devam edecek'' yazmasın istersin artık son bulsun renkli bir ''son'' yazısına gizlensin yaşananlar ve öylece kalsın istersin...<br />
Bir sinema filmidir hayatın bazen kahkahalara boğan bazen hıçkırarak ağlatan..sinir bozucu gelmeye başlar herşey..<br />
ve sadece kaybolmak istersin..Uçsuz bucaksız bir uçurumda ölece kaybolmak...<br />
Yok olmak..Hiç olmak...Ya da hiç olmamak...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Hani her sevgilinin bir hayali vardır çoğu imkansız ama olur ya kurarsın sende...<br />
Ne de olsa yanında ki yarısıdır yüreğinin birlikteliğinizdir her hayalin başrol oyuncusu ve başlar film..<br />
En mutlu sahnelerde de alırsın rol en üzücü sahnelerde de..<br />
Ve bir gün yorulursun napıyorum dersin kendince yorar bu sevgi seni her yapacağın işte düşünme payı bırakırsın..sıkılmışsındır başrolden..<br />
Yeni oyuncular girmiştir filme figüranlar yer almıştır..hazmedilemez hale gelmeye başlamıştır bişeyler..<br />
vazgeçmek istersin filmin sonunda ''devam edecek'' yazmasın istersin artık son bulsun renkli bir ''son'' yazısına gizlensin yaşananlar ve öylece kalsın istersin...<br />
Bir sinema filmidir hayatın bazen kahkahalara boğan bazen hıçkırarak ağlatan..sinir bozucu gelmeye başlar herşey..<br />
ve sadece kaybolmak istersin..Uçsuz bucaksız bir uçurumda ölece kaybolmak...<br />
Yok olmak..Hiç olmak...Ya da hiç olmamak...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[...........SENİ SEVİYORUM.........]]></title>
			<link>http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6321</link>
			<pubDate>Tue, 19 Aug 2008 19:02:12 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6321</guid>
			<description><![CDATA[Sen bana ne yaptın böyle? <br />
Geldim hiç ummadığım hale! <br />
Gözlerim gülüyor; mutluyum yine, <br />
Neden mi? neden olabilir sence? <br />
Çünkü seni seviyorum delice. <br />
<br />
Unuttum her an ağlamayı, <br />
Unuttum kahrolmayı, <br />
Yalnızlıktan boğulmayı unuttum artık seninle, <br />
Neden mi? neden olabilir sence? <br />
Çünkü sonuna kadar gitmeliyiz seninle, <br />
Hadi gel hadi giriver gönlüme, <br />
İçindeki çocuğu uyandıralım birlikte, <br />
Sonumuzu beraber çizelim göklere, <br />
Nefreti, yalanı ve düşmanı silelim birlikte, <br />
<br />
Sadece aşkımızla yürüyelim güzel günlere, <br />
Neden mi? neden olabilir sence? <br />
Aşkımsın, bir tanemsin, <br />
Kısaca aldığım her nefessin desem yeter mi? söyle <br />
<br />
Seni Seviyorum..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sen bana ne yaptın böyle? <br />
Geldim hiç ummadığım hale! <br />
Gözlerim gülüyor; mutluyum yine, <br />
Neden mi? neden olabilir sence? <br />
Çünkü seni seviyorum delice. <br />
<br />
Unuttum her an ağlamayı, <br />
Unuttum kahrolmayı, <br />
Yalnızlıktan boğulmayı unuttum artık seninle, <br />
Neden mi? neden olabilir sence? <br />
Çünkü sonuna kadar gitmeliyiz seninle, <br />
Hadi gel hadi giriver gönlüme, <br />
İçindeki çocuğu uyandıralım birlikte, <br />
Sonumuzu beraber çizelim göklere, <br />
Nefreti, yalanı ve düşmanı silelim birlikte, <br />
<br />
Sadece aşkımızla yürüyelim güzel günlere, <br />
Neden mi? neden olabilir sence? <br />
Aşkımsın, bir tanemsin, <br />
Kısaca aldığım her nefessin desem yeter mi? söyle <br />
<br />
Seni Seviyorum..]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[........ŞU ANDA.......]]></title>
			<link>http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6320</link>
			<pubDate>Tue, 19 Aug 2008 19:00:14 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6320</guid>
			<description><![CDATA[Şu anda aklıma gelen pek bir şey yok sana dair <br />
Kelimelerle aram bozuk diye değil yazamayışım <br />
Aklıma gelenlerin içinde bir kaç kelime zahir <br />
Koyacak yer bırakmadığındandır bulamayışım <br />
<br />
Şu anda hala senin için atıyor bu kalp içimde <br />
En tatlı halinle vardın hani sen daha dünümde <br />
Ellerinle parçaladığın kaderin bana kalan yerinde <br />
Tutunacak bir umut bırakmadığındandır duramayışım <br />
<br />
Şu anda ne desem de boş olacak biliyorum aşk ile sana <br />
En nadide çiçeklerle bezerdim gönlü hani köşk ola sana <br />
Seve seve verirdim ruhumu hem gül oyna meşk ile sana <br />
Kapına kul sana köle kılmandandır yanına pir olamayışım <br />
<br />
Şu anda kimse anlamaz beni bilirim anlam sendin nihayetsin <br />
Senden sonrasını düşünmedim hiç sen benim için hidayetsin <br />
Yıllar evvel gördüğüm rüya kalbimde yaşayan gül kehanetsin <br />
Sırlar içinde sır kalmandandır sende seni bulamayışım <br />
<br />
(Ali AKAR)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Şu anda aklıma gelen pek bir şey yok sana dair <br />
Kelimelerle aram bozuk diye değil yazamayışım <br />
Aklıma gelenlerin içinde bir kaç kelime zahir <br />
Koyacak yer bırakmadığındandır bulamayışım <br />
<br />
Şu anda hala senin için atıyor bu kalp içimde <br />
En tatlı halinle vardın hani sen daha dünümde <br />
Ellerinle parçaladığın kaderin bana kalan yerinde <br />
Tutunacak bir umut bırakmadığındandır duramayışım <br />
<br />
Şu anda ne desem de boş olacak biliyorum aşk ile sana <br />
En nadide çiçeklerle bezerdim gönlü hani köşk ola sana <br />
Seve seve verirdim ruhumu hem gül oyna meşk ile sana <br />
Kapına kul sana köle kılmandandır yanına pir olamayışım <br />
<br />
Şu anda kimse anlamaz beni bilirim anlam sendin nihayetsin <br />
Senden sonrasını düşünmedim hiç sen benim için hidayetsin <br />
Yıllar evvel gördüğüm rüya kalbimde yaşayan gül kehanetsin <br />
Sırlar içinde sır kalmandandır sende seni bulamayışım <br />
<br />
(Ali AKAR)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[....BİRİ VAR....]]></title>
			<link>http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6319</link>
			<pubDate>Tue, 19 Aug 2008 18:52:57 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6319</guid>
			<description><![CDATA[Sana değer veren biri, <br />
<br />
Verdiği değeri, <br />
İlk senden beklemeden&#8230;. <br />
bir zaaf olarak görmeden&#8230;. <br />
Şartsız tüm kalbiyle ifade eden&#8230; <br />
<br />
<br />
Ve, <br />
<br />
"Benim için değerlisin" <br />
<br />
diyebilen biri&#8230; <br />
<br />
* Fikirlerine <br />
* Duygularına <br />
* Kararlarına <br />
* İsteklerine <br />
<br />
<br />
önem veren biri!! <br />
<br />
Her zaman ilk ve tek tercihi "SİZ" olduğunuzu bildiğiniz biri, <br />
Sizden karşılık görmese bile sizi SEVEBİLEN biri, <br />
<br />
Her zaman sizi düşünen, merak eden, ilgilenen <br />
İhtiyaç duyduğunuz da yanınızda olacağını bildiğiniz biri, <br />
<br />
Ve ; <br />
<br />
BUNLARI HERHANGİ BİR KARŞILIK BEKLEMEDEN <br />
SADECE "SEN" OLDUĞUN İÇİN YAPAN biri <br />
<br />
Özel günlerinizde sizi hep anımsayan, <br />
Aradığında heyecanlandığınız, <br />
Sizi hep aramasını istediğiniz biri&#8230; <br />
<br />
Sizin sorunlarınızı kendi sorunuymuş gibi gören, <br />
Ve çözmek için çaba sarf eden biri !!! <br />
<br />
Saatlerce sıkılmadan muhabbet edebileceğiniz, <br />
Sizi dinleyen, <br />
Onu dinlemekten hoşlandığınız, <br />
Fikirlerine önem verdiğiniz, <br />
Espirilerinize gülen, <br />
Sizi güldürebilen, eğlendirebilen biri !!!! <br />
<br />
İçten, doğal, samimi olduğuna inandığınız biri.. <br />
<br />
Bazen hiç konuşmadan anlatmak istediğini anladığınız <br />
"kelimelere ihtiyaç duymadan" anlaşabileceğiniz biri&#8230; <br />
<br />
Gözlerinizin her yerde aradığı <br />
Ama, <br />
Göz göze gelmekten kaçındığınız biri&#8230;. <br />
<br />
<br />
Bu yazıyı okurken aklınıza ilk gelen kişi&#8230;. <br />
<br />
Belki de tek kişi&#8230;&#8230;. <br />
<br />
Bu yazıyı o okuduğunda "sizi düşünmesini" istediğiniz, <br />
Düşüneceğine emin olduğunuz, <br />
kişi&#8230;. <br />
<br />
KİM O ? <br />
<br />
Cevap : &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. <br />
<br />
Eğer ; <br />
bir cevabınız yoksa&#8230;. Üzülmeyin&#8230;. <br />
<br />
Öyle birini bulmak her zaman kolay değildir&#8230;. <br />
<br />
Ama; <br />
<br />
Siz çevrenize bir daha bakın&#8230;. <br />
Belki daha önce den farkına varamadığınız !!! <br />
Ciddiye almadığınız !!! <br />
Hislerinizi açıklamaktan korktuğunuz !!! <br />
Sevgisine sırtınızı çevirdiğiniz !!! <br />
<br />
Bir çift göz size bakıyordur&#8230;. <br />
<br />
Eğer öyle birisi varsa ve&#8230;&#8230;&#8230;.. <br />
<br />
Şu an onunla birlikteysen; <br />
onu kaybetmemek için elinden geleni yap!! <br />
<br />
Şu an onunla birlikte değilsen; <br />
onu kazanmak için elinden geleni yap!! <br />
<br />
Unutma; <br />
"Aslında yaşam düşündüğünden çok kısa" <br />
<br />
"Bu kısa yaşamı kiminle yaşamak istediğine karar vermek" <br />
yaşamında verebileceğin en önemli karardır !!!! <br />
<br />
UMARIM doğru kararı verirsin !!! <br />
<br />
Şimdi yapman gereken bu yazının sana anımsattığı "kişiyi" aramak ve senin için önemli olduğunu ona hissettirmektir. <br />
Bir telefon, mail, mesaj için vaktin yok mu? yoksaaa <br />
<br />
Unutma yarın çok geç olabilir... ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sana değer veren biri, <br />
<br />
Verdiği değeri, <br />
İlk senden beklemeden&#8230;. <br />
bir zaaf olarak görmeden&#8230;. <br />
Şartsız tüm kalbiyle ifade eden&#8230; <br />
<br />
<br />
Ve, <br />
<br />
"Benim için değerlisin" <br />
<br />
diyebilen biri&#8230; <br />
<br />
* Fikirlerine <br />
* Duygularına <br />
* Kararlarına <br />
* İsteklerine <br />
<br />
<br />
önem veren biri!! <br />
<br />
Her zaman ilk ve tek tercihi "SİZ" olduğunuzu bildiğiniz biri, <br />
Sizden karşılık görmese bile sizi SEVEBİLEN biri, <br />
<br />
Her zaman sizi düşünen, merak eden, ilgilenen <br />
İhtiyaç duyduğunuz da yanınızda olacağını bildiğiniz biri, <br />
<br />
Ve ; <br />
<br />
BUNLARI HERHANGİ BİR KARŞILIK BEKLEMEDEN <br />
SADECE "SEN" OLDUĞUN İÇİN YAPAN biri <br />
<br />
Özel günlerinizde sizi hep anımsayan, <br />
Aradığında heyecanlandığınız, <br />
Sizi hep aramasını istediğiniz biri&#8230; <br />
<br />
Sizin sorunlarınızı kendi sorunuymuş gibi gören, <br />
Ve çözmek için çaba sarf eden biri !!! <br />
<br />
Saatlerce sıkılmadan muhabbet edebileceğiniz, <br />
Sizi dinleyen, <br />
Onu dinlemekten hoşlandığınız, <br />
Fikirlerine önem verdiğiniz, <br />
Espirilerinize gülen, <br />
Sizi güldürebilen, eğlendirebilen biri !!!! <br />
<br />
İçten, doğal, samimi olduğuna inandığınız biri.. <br />
<br />
Bazen hiç konuşmadan anlatmak istediğini anladığınız <br />
"kelimelere ihtiyaç duymadan" anlaşabileceğiniz biri&#8230; <br />
<br />
Gözlerinizin her yerde aradığı <br />
Ama, <br />
Göz göze gelmekten kaçındığınız biri&#8230;. <br />
<br />
<br />
Bu yazıyı okurken aklınıza ilk gelen kişi&#8230;. <br />
<br />
Belki de tek kişi&#8230;&#8230;. <br />
<br />
Bu yazıyı o okuduğunda "sizi düşünmesini" istediğiniz, <br />
Düşüneceğine emin olduğunuz, <br />
kişi&#8230;. <br />
<br />
KİM O ? <br />
<br />
Cevap : &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. <br />
<br />
Eğer ; <br />
bir cevabınız yoksa&#8230;. Üzülmeyin&#8230;. <br />
<br />
Öyle birini bulmak her zaman kolay değildir&#8230;. <br />
<br />
Ama; <br />
<br />
Siz çevrenize bir daha bakın&#8230;. <br />
Belki daha önce den farkına varamadığınız !!! <br />
Ciddiye almadığınız !!! <br />
Hislerinizi açıklamaktan korktuğunuz !!! <br />
Sevgisine sırtınızı çevirdiğiniz !!! <br />
<br />
Bir çift göz size bakıyordur&#8230;. <br />
<br />
Eğer öyle birisi varsa ve&#8230;&#8230;&#8230;.. <br />
<br />
Şu an onunla birlikteysen; <br />
onu kaybetmemek için elinden geleni yap!! <br />
<br />
Şu an onunla birlikte değilsen; <br />
onu kazanmak için elinden geleni yap!! <br />
<br />
Unutma; <br />
"Aslında yaşam düşündüğünden çok kısa" <br />
<br />
"Bu kısa yaşamı kiminle yaşamak istediğine karar vermek" <br />
yaşamında verebileceğin en önemli karardır !!!! <br />
<br />
UMARIM doğru kararı verirsin !!! <br />
<br />
Şimdi yapman gereken bu yazının sana anımsattığı "kişiyi" aramak ve senin için önemli olduğunu ona hissettirmektir. <br />
Bir telefon, mail, mesaj için vaktin yok mu? yoksaaa <br />
<br />
Unutma yarın çok geç olabilir... ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Gözlerinin Kıyılarında Büyümek Öylece ...]]></title>
			<link>http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6318</link>
			<pubDate>Tue, 19 Aug 2008 18:39:21 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6318</guid>
			<description><![CDATA[Bu yazıyı benim için çok değerli olan birisi paylaşmıştı benimle, çok beğendim... Ve sizlerin de görmenizi istedim..<br />
<br />
<br />
Gözlerinin Kıyılarında Büyümek Öylece ... <br />
<br />
Düşlerden bir bağ bozumu, günlerden özlem...<br />
<br />
Kuyulardan bir sancı..Seni özlemek..Kemiklerinin inceliğine yaslanıp çocukluğuma köprüler kurmak...Avuçlarından iç denizlere göç etmek..En sonunda sende durmak..Saçlarının gölgesinde gökkuşağını tezahür etmek doyasıya..Sonra yaslanmak adının sığlığına..Sonra ellerimi göğsüme koyup gözlerinin sağnağında ıslanmak yıldız yıldız..Sonra arınmak harf harf..Sonra kıyılarında büyümek deniz saflığında..<br />
<br />
Özlemlerden bir özlem, günlerden bir sen...<br />
<br />
Uykulardan uyandırdım tüm harfleri..Sana koşmakta tüm cümleler..Bir yangına bürünmüş özlemlerimi nakışlıyorum bulutların eteklerine..Sen gökyüzünden beni sağdıkça ben nefesine ilhak olacağım..Sonra da sen de ölmek..Bırakmak öylece kollarımı kollarına..Gönül rahatlığıyla yığılmak ayak dibine...Kollarında ölmek velhasıl...Sonra da gözlerinde doğmak yeniden...<br />
<br />
Sende bir ben...Bende bir sen...<br />
<br />
Sen...Kıyıya uzanan bir deniz..Ben...Denize kıyısı olan bir toprak..Sen mavi, ben ise maviye özenmiş bir beden...Bahara özenen kış iken ben, sen baharları kıskandıran cümle...Şimdi iliklerime kadar senle ıslanmışken hangi özlem, hangi söz seni tarif eder ki..Seni ancak ben anlatırım değil mi ? Çünkü sen sadece bana aitsin..<br />
<br />
Sen...Ben..Biz ve kızımız..<br />
<br />
Mavi bilyelerin yuvarlandığı, rengarenk balonların gökyüzüne salıverildiği bir kıyıda büyümeliydi kızımız..Pembe etekleri kendini rüzgara aşık etmeliydi...Gözleri ise yıldızlara aydınlık vermeliydi..Bizim kızımız ya..Benden olma, senden doğma bir gül tanesi..Her dalı Cennet kokulu..Hayatla eşdeğer olmalıydı nefesi..Attığı her adım huzur adına olmalıydı..<br />
<br />
.......<br />
<br />
Doğduğunda Elif, her ağlayışına binlerce ağıt yakmalıyım..Küçük gözlerine tel tel hayatı dokumalıyım..Sonra ellerimde büyümeli..Kelimeler dudağına geldiğinde ilk baba demeli...Kızımla öyle içli dışlı olacağız ki kıskanacaksın bizi..Sonra senin gibi aynanın karşısında süslenmeli..Büyümeli işte..Biraz sen gibi..Biraz da ben...<br />
<br />
<br />
Devrildim öylece..<br />
Kalbimin sağına seni,<br />
Soluna hayatı alıp özledim öylece..<br />
Sonra da sana sarılırcasına cümlelere sarıldım.<br />
Cümleler aktıkça yüreğimden..<br />
Sen oldum..<br />
<br />
Bir kıyı belledim kendime..<br />
Seni özledikçe koşuyorum o kıyıya..<br />
Seni anlatıyorum sonra..<br />
Sonra dudaklarım kuruyor...<br />
Susadıkça seni içiyorum...<br />
Ne de olsa sen bana hayatsın...<br />
<br />
&#8220; Özlenin sen olduğu bir yerde senden başka neyi özleyebilirim ki...&#8221;<br />
<br />
" Gözlerinin Kıyılarında Büyümenin Onuru bana yaşattığın için sonsuz sevgilerimle..."<br />
<br />
Seni seviyorum Sığlığıma Dua Genişliği Katan Kadın..<br />
<br />
<br />
<br />
30.07.2008<br />
<br />
İsmail Sarıgene]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bu yazıyı benim için çok değerli olan birisi paylaşmıştı benimle, çok beğendim... Ve sizlerin de görmenizi istedim..<br />
<br />
<br />
Gözlerinin Kıyılarında Büyümek Öylece ... <br />
<br />
Düşlerden bir bağ bozumu, günlerden özlem...<br />
<br />
Kuyulardan bir sancı..Seni özlemek..Kemiklerinin inceliğine yaslanıp çocukluğuma köprüler kurmak...Avuçlarından iç denizlere göç etmek..En sonunda sende durmak..Saçlarının gölgesinde gökkuşağını tezahür etmek doyasıya..Sonra yaslanmak adının sığlığına..Sonra ellerimi göğsüme koyup gözlerinin sağnağında ıslanmak yıldız yıldız..Sonra arınmak harf harf..Sonra kıyılarında büyümek deniz saflığında..<br />
<br />
Özlemlerden bir özlem, günlerden bir sen...<br />
<br />
Uykulardan uyandırdım tüm harfleri..Sana koşmakta tüm cümleler..Bir yangına bürünmüş özlemlerimi nakışlıyorum bulutların eteklerine..Sen gökyüzünden beni sağdıkça ben nefesine ilhak olacağım..Sonra da sen de ölmek..Bırakmak öylece kollarımı kollarına..Gönül rahatlığıyla yığılmak ayak dibine...Kollarında ölmek velhasıl...Sonra da gözlerinde doğmak yeniden...<br />
<br />
Sende bir ben...Bende bir sen...<br />
<br />
Sen...Kıyıya uzanan bir deniz..Ben...Denize kıyısı olan bir toprak..Sen mavi, ben ise maviye özenmiş bir beden...Bahara özenen kış iken ben, sen baharları kıskandıran cümle...Şimdi iliklerime kadar senle ıslanmışken hangi özlem, hangi söz seni tarif eder ki..Seni ancak ben anlatırım değil mi ? Çünkü sen sadece bana aitsin..<br />
<br />
Sen...Ben..Biz ve kızımız..<br />
<br />
Mavi bilyelerin yuvarlandığı, rengarenk balonların gökyüzüne salıverildiği bir kıyıda büyümeliydi kızımız..Pembe etekleri kendini rüzgara aşık etmeliydi...Gözleri ise yıldızlara aydınlık vermeliydi..Bizim kızımız ya..Benden olma, senden doğma bir gül tanesi..Her dalı Cennet kokulu..Hayatla eşdeğer olmalıydı nefesi..Attığı her adım huzur adına olmalıydı..<br />
<br />
.......<br />
<br />
Doğduğunda Elif, her ağlayışına binlerce ağıt yakmalıyım..Küçük gözlerine tel tel hayatı dokumalıyım..Sonra ellerimde büyümeli..Kelimeler dudağına geldiğinde ilk baba demeli...Kızımla öyle içli dışlı olacağız ki kıskanacaksın bizi..Sonra senin gibi aynanın karşısında süslenmeli..Büyümeli işte..Biraz sen gibi..Biraz da ben...<br />
<br />
<br />
Devrildim öylece..<br />
Kalbimin sağına seni,<br />
Soluna hayatı alıp özledim öylece..<br />
Sonra da sana sarılırcasına cümlelere sarıldım.<br />
Cümleler aktıkça yüreğimden..<br />
Sen oldum..<br />
<br />
Bir kıyı belledim kendime..<br />
Seni özledikçe koşuyorum o kıyıya..<br />
Seni anlatıyorum sonra..<br />
Sonra dudaklarım kuruyor...<br />
Susadıkça seni içiyorum...<br />
Ne de olsa sen bana hayatsın...<br />
<br />
&#8220; Özlenin sen olduğu bir yerde senden başka neyi özleyebilirim ki...&#8221;<br />
<br />
" Gözlerinin Kıyılarında Büyümenin Onuru bana yaşattığın için sonsuz sevgilerimle..."<br />
<br />
Seni seviyorum Sığlığıma Dua Genişliği Katan Kadın..<br />
<br />
<br />
<br />
30.07.2008<br />
<br />
İsmail Sarıgene]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Birine avatar hediye et..]]></title>
			<link>http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6316</link>
			<pubDate>Sun, 17 Aug 2008 18:22:38 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6316</guid>
			<description><![CDATA[Bu oyunumuzda da siteden istediğimiz üyelere avatar hediye edeceğiz..<br />
<br />
Ben başlıyorum..<br />
<br />
<br />
<br />
Taana..<br />
<br />
<br />
<br />
BurakTaha..<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Sedef..<br />
<br />
<br />
<br />
TariLeralonde..<br />
<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bu oyunumuzda da siteden istediğimiz üyelere avatar hediye edeceğiz..<br />
<br />
Ben başlıyorum..<br />
<br />
<br />
<br />
Taana..<br />
<br />
<br />
<br />
BurakTaha..<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Sedef..<br />
<br />
<br />
<br />
TariLeralonde..<br />
<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Nick mi, avatar mı, imza mı?]]></title>
			<link>http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6315</link>
			<pubDate>Sun, 17 Aug 2008 18:06:55 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6315</guid>
			<description><![CDATA[Üstteki üyenin nickini mi, avatarını mı, imzasını mı beğendiniz?<br />
<br />
Şimdi alttaki üyeyle başlayalım.. :) Kolay gelsin..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Üstteki üyenin nickini mi, avatarını mı, imzasını mı beğendiniz?<br />
<br />
Şimdi alttaki üyeyle başlayalım.. :) Kolay gelsin..]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[SİMİT]]></title>
			<link>http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6314</link>
			<pubDate>Sun, 17 Aug 2008 15:24:06 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6314</guid>
			<description><![CDATA[Gunun son dersinin sonuna gelinmisti. Ogrenciler cikmak icin sabirsizlaniyordu. Defter ve kitaplarini cantalarina koydular. Zil calar calmaz, disari cikmak icin hazirdilar. Yalniz, Ali hazirlanmamisti.Gecikmek icin de elinden geleni yapiyordu.Nihayet zil caldi. Ogrenciler bir anda kapiya yoneldi. Ali, yerinden kalkmadi. Agir agir esyasini topladi. Bir yandan goz ucuyla ogretmenine bakiyor, bir yandan da arkadaslarinin gitmesini bekliyordu.<br />
 <br />
Ogretmeni, onun bu hâlini fark etti:<br />
 - Hayrola Ali, dedi. Eve gitmeyecek misin?<br />
 <br />
Ali, son arkadasinin da ciktigini gorunce cevap verdi:<br />
 - Sizinle konusmak istiyordum ogretmenim.<br />
 - Peki, dedi ogretmeni. Ne soyleyeceksin bakalim?<br />
 - Ahmet arkadasimiz var ya...<br />
 - Evet, ne olmus Ahmet'e?<br />
 - Durumlari pek iyi degil galiba. Annesi, beslenme cantasina pekiyi seyler koymuyor.<br />
 - Ee?<br />
 - Ona yardim etmek istiyorum. Ama benim yardim ettigimi bilirse uzulur. Gunde bir simit parasi biriktirip her hafta size versem, siz de ona verseniz?<br />
 Cebinden bir avuc bozuk para cikarip ogretmenin masasinin uzerine koydu. Nurhan Ogretmen, paraya dokunmadi. Sandalyesine oturup dusundu.Ali hakkindaki bilgilerini yokladi. Bildigi kadariyla ailesinin durumu pekiyi degildi. Bu caliskan ve sevimli ogrencisi, ne kadar da iyi niyetli ve dusunceliydi. Zengin bir ailenin cocugu degildi. Buna ragmen yardim etmek istiyordu. Ustelik yardim ettiginin bilinmesini istemiyordu.<br />
  <br />
 Nurhan Ogretmen:<br />
- Dur bakalim Ali, dedi. Bildigim kadariyla sizin de maddî durumunuz pekiyi degil. Yanlis mi biliyorum?<br />
 - Dogru biliyorsunuz ogretmenim. Babam gundelikci. Cogu zaman is bulamiyor. Ama ben de calisiyor, para kazaniyorum.<br />
 - Nerede calisiyorsun?<br />
 - Simit satiyorum.<br />
 <br />
Nurhan Ogretmen yine durup dusundu. Iyiligin bu kadarina ne demeliydi simdi. Bunun gerceklesmesi zordu. Onu, bundan vazgecirmek icin bir care bulmaliydi. Bunu yaparken, sevimli ogrencisini de kirmamaliydi. Onunla biraz daha konusursa, belki bir yolunu bulurdu.<br />
 Nurhan Ogretmen, Ali'ye dondu:<br />
- Buyuyunce ne olmak istiyorsun, diye sordu.<br />
- Cok zengin bir isadami...<br />
 - Nicin?<br />
- Insanlara daha cok yardim etmek icin...<br />
 - Guzel, dedi Nurhan Ogretmen. Bak simdi Ali, Ahmet'in ailesinin durumu pekiyi degil; bu dogru. Ama sizinki de bundan pek farkli degil. Istersen acele etme; cok zengin oldugun zaman insanlara yardim edersin.Olmaz mi?<br />
 - Olmaz, dedi Ali. Simdi yapmaliyim.<br />
 - Neden olmaz?<br />
 - Uc sebepten dolayi olmaz.<br />
 <br />
Birincisi: Bu para zaten benim degil. Iyilik ettigim icin Allah, beni insanlara sevimli gosteriyor. Insanlar da bundan etkileniyor, daha cok simit aliyorlar. Bu sayede gun boyu calisanlardan bile fazla simit satiyorum. Hele mahallede Hasan Amca var, her gun iki simit alip guvercinlere veriyor.<br />
 <br />
Ikincisi: "Agac yas iken egilir." deniliyor. Simdiden iyilik yapmayi ogrenmezsem buyudugumde hic yapamam.<br />
 <br />
Ucuncusu ise daha onemli: Buyudugum zaman cok zengin bir isadami olmak istiyorum. Zamaninda yatirim yapmayanlar buyuk isadami olamazlar.<br />
 <br />
Nurhan Ogretmen, karsisinda buyuk biri varmis gibi dinliyordu:<br />
 - Bu sonuncusunu pek iyi anlayamadim, dedi.?<br />
 <br />
- Aciklayayim ogretmenim, dedi Ali. Simdi, cok zengin olmadigim icin, ancak gunde bir simit parasi kadar yardim edebiliyorum. Bundan fazlasini veremem. Allah, Cennet'i gucu kadar iyilik edene veriyor. Simdi gucum bu olduguna gore Cennet'in fiyati birkac simit parasi kadardir. Eger zengin olmadan olursem birkac simit parasiyla Cennet'e girebilirim. Bundan daha kârli bir yatirim olur mu?<br />
 <br />
Nurhan Ogretmen'in gozleri dolmustu. Basini "Evet" anlaminda sallarken Aliyi evine yolladi.<br />
 <br />
Sinifa geri donerken okulun bosaldigini fark etti. Esyalarini toplamak icin masasina dondugunde Ali'nin biraktigi parlarin masaustunde kaldigini fark etti. Sandalyesine gayri ihtiyari oturdu ve paralari eline aldi. Hicbir para ona bu kadar kiymetli gelmemisti. Sanki elinde dunyanin en kiymetli incilerini, yakutlarini, elmaslarini tutuyordu. Hatta bu paralar onlardan bile kiymetliydi. Oyle bu paralar, Bu bozuk SIMIT paralari, Cenneti satin alabilecek paralardi. Sanki hic birakmak istemeyen bir duygu ile simsIki kavradi bu bozuk simit paralarini.<br />
 <br />
Oturdugu yerden kalkamadi Nurhan Ogretmen. Icinin doldugunu, Tarif edilemeyen duygulara boguldugunu hissetti. Birden bosalan saganak yagmurlar gibi aglamaya basladi. Agladi ... Agladi.<br />
 <br />
Kendine geldiginde aksam olmustu. Yavas yavas siniftan cikip okuldan ayrilirken bekci Sadik " Bozuk Simit paralari ile cenneti satin almak, Bozuk Simit paralari ile cenneti satin almak" diye Nurhan ogretmenin sayikladigini duydu. Bekcinin hayretler icinde " Ne dediniz hocam " demesini bile duymayan Nurhan ogretmen bekcinin saskin bakislari altinda aksamin alaca karanligina karisivermisti<br />
 <br />
Saygılarımla]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Gunun son dersinin sonuna gelinmisti. Ogrenciler cikmak icin sabirsizlaniyordu. Defter ve kitaplarini cantalarina koydular. Zil calar calmaz, disari cikmak icin hazirdilar. Yalniz, Ali hazirlanmamisti.Gecikmek icin de elinden geleni yapiyordu.Nihayet zil caldi. Ogrenciler bir anda kapiya yoneldi. Ali, yerinden kalkmadi. Agir agir esyasini topladi. Bir yandan goz ucuyla ogretmenine bakiyor, bir yandan da arkadaslarinin gitmesini bekliyordu.<br />
 <br />
Ogretmeni, onun bu hâlini fark etti:<br />
 - Hayrola Ali, dedi. Eve gitmeyecek misin?<br />
 <br />
Ali, son arkadasinin da ciktigini gorunce cevap verdi:<br />
 - Sizinle konusmak istiyordum ogretmenim.<br />
 - Peki, dedi ogretmeni. Ne soyleyeceksin bakalim?<br />
 - Ahmet arkadasimiz var ya...<br />
 - Evet, ne olmus Ahmet'e?<br />
 - Durumlari pek iyi degil galiba. Annesi, beslenme cantasina pekiyi seyler koymuyor.<br />
 - Ee?<br />
 - Ona yardim etmek istiyorum. Ama benim yardim ettigimi bilirse uzulur. Gunde bir simit parasi biriktirip her hafta size versem, siz de ona verseniz?<br />
 Cebinden bir avuc bozuk para cikarip ogretmenin masasinin uzerine koydu. Nurhan Ogretmen, paraya dokunmadi. Sandalyesine oturup dusundu.Ali hakkindaki bilgilerini yokladi. Bildigi kadariyla ailesinin durumu pekiyi degildi. Bu caliskan ve sevimli ogrencisi, ne kadar da iyi niyetli ve dusunceliydi. Zengin bir ailenin cocugu degildi. Buna ragmen yardim etmek istiyordu. Ustelik yardim ettiginin bilinmesini istemiyordu.<br />
  <br />
 Nurhan Ogretmen:<br />
- Dur bakalim Ali, dedi. Bildigim kadariyla sizin de maddî durumunuz pekiyi degil. Yanlis mi biliyorum?<br />
 - Dogru biliyorsunuz ogretmenim. Babam gundelikci. Cogu zaman is bulamiyor. Ama ben de calisiyor, para kazaniyorum.<br />
 - Nerede calisiyorsun?<br />
 - Simit satiyorum.<br />
 <br />
Nurhan Ogretmen yine durup dusundu. Iyiligin bu kadarina ne demeliydi simdi. Bunun gerceklesmesi zordu. Onu, bundan vazgecirmek icin bir care bulmaliydi. Bunu yaparken, sevimli ogrencisini de kirmamaliydi. Onunla biraz daha konusursa, belki bir yolunu bulurdu.<br />
 Nurhan Ogretmen, Ali'ye dondu:<br />
- Buyuyunce ne olmak istiyorsun, diye sordu.<br />
- Cok zengin bir isadami...<br />
 - Nicin?<br />
- Insanlara daha cok yardim etmek icin...<br />
 - Guzel, dedi Nurhan Ogretmen. Bak simdi Ali, Ahmet'in ailesinin durumu pekiyi degil; bu dogru. Ama sizinki de bundan pek farkli degil. Istersen acele etme; cok zengin oldugun zaman insanlara yardim edersin.Olmaz mi?<br />
 - Olmaz, dedi Ali. Simdi yapmaliyim.<br />
 - Neden olmaz?<br />
 - Uc sebepten dolayi olmaz.<br />
 <br />
Birincisi: Bu para zaten benim degil. Iyilik ettigim icin Allah, beni insanlara sevimli gosteriyor. Insanlar da bundan etkileniyor, daha cok simit aliyorlar. Bu sayede gun boyu calisanlardan bile fazla simit satiyorum. Hele mahallede Hasan Amca var, her gun iki simit alip guvercinlere veriyor.<br />
 <br />
Ikincisi: "Agac yas iken egilir." deniliyor. Simdiden iyilik yapmayi ogrenmezsem buyudugumde hic yapamam.<br />
 <br />
Ucuncusu ise daha onemli: Buyudugum zaman cok zengin bir isadami olmak istiyorum. Zamaninda yatirim yapmayanlar buyuk isadami olamazlar.<br />
 <br />
Nurhan Ogretmen, karsisinda buyuk biri varmis gibi dinliyordu:<br />
 - Bu sonuncusunu pek iyi anlayamadim, dedi.?<br />
 <br />
- Aciklayayim ogretmenim, dedi Ali. Simdi, cok zengin olmadigim icin, ancak gunde bir simit parasi kadar yardim edebiliyorum. Bundan fazlasini veremem. Allah, Cennet'i gucu kadar iyilik edene veriyor. Simdi gucum bu olduguna gore Cennet'in fiyati birkac simit parasi kadardir. Eger zengin olmadan olursem birkac simit parasiyla Cennet'e girebilirim. Bundan daha kârli bir yatirim olur mu?<br />
 <br />
Nurhan Ogretmen'in gozleri dolmustu. Basini "Evet" anlaminda sallarken Aliyi evine yolladi.<br />
 <br />
Sinifa geri donerken okulun bosaldigini fark etti. Esyalarini toplamak icin masasina dondugunde Ali'nin biraktigi parlarin masaustunde kaldigini fark etti. Sandalyesine gayri ihtiyari oturdu ve paralari eline aldi. Hicbir para ona bu kadar kiymetli gelmemisti. Sanki elinde dunyanin en kiymetli incilerini, yakutlarini, elmaslarini tutuyordu. Hatta bu paralar onlardan bile kiymetliydi. Oyle bu paralar, Bu bozuk SIMIT paralari, Cenneti satin alabilecek paralardi. Sanki hic birakmak istemeyen bir duygu ile simsIki kavradi bu bozuk simit paralarini.<br />
 <br />
Oturdugu yerden kalkamadi Nurhan Ogretmen. Icinin doldugunu, Tarif edilemeyen duygulara boguldugunu hissetti. Birden bosalan saganak yagmurlar gibi aglamaya basladi. Agladi ... Agladi.<br />
 <br />
Kendine geldiginde aksam olmustu. Yavas yavas siniftan cikip okuldan ayrilirken bekci Sadik " Bozuk Simit paralari ile cenneti satin almak, Bozuk Simit paralari ile cenneti satin almak" diye Nurhan ogretmenin sayikladigini duydu. Bekcinin hayretler icinde " Ne dediniz hocam " demesini bile duymayan Nurhan ogretmen bekcinin saskin bakislari altinda aksamin alaca karanligina karisivermisti<br />
 <br />
Saygılarımla]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ümidini kaybetme ve korkma!]]></title>
			<link>http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6313</link>
			<pubDate>Sat, 16 Aug 2008 15:01:00 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6313</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
Ümidini hiçbir zaman kaybetmemeli ve korkmamalısın. Bil ki insanları canlandıran ümit, öldüren yeistir.<br />
Zorluklardan ve zıtlarınla rekabetten korkma. Korkmak, dışarıdan gelecek tesirlere yol verir. Dünyada her iş ve eşyada, ilerleme ve gelişmenin söz konusu olduğu hemen her yerde, zıtların karşılaşması ve rekabeti vardır. Baksana; atmacanın serçeye saldırıp rahatsız etmesi, o serçenin kabiliyetlerinin gelişmesine vesile oluyor.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Zamanın kıymetini bil!<br />
Ömür sermayesi çok az, lüzumlu işler ise çok fazladır. Bununla birlikte, her yeni günle beraber sana ve bütün insanlara yepyeni bir âlemin kapısı açılır ve o âlemin her dakikası bir fırsattır. Dünkü gün senin elinden çıktı, yarına sahip olabilmek için ise, hiçbir dayanak noktan yok; öyleyse gerçek hayat olarak yaşadığın günü bil. Hayat zannettiğimiz vaziyet, içinde bulunduğumuz andan ibarettir. Bu durumda zaman denilen bu sermayenin zerresini bile boşa harcamamalı, harcamama konusunu bir metot hâline getirmelisin. Zamanın altın dilimi olan şimdiyi (ân&#8217;ı) değerlendirmeye bakmalısın.<br />
<br />
<br />
<br />
Fıtratı tanı ve uy!<br />
Sakın kâinattaki câri olan fıtrat kanunlarına uymamazlık yapma. Fıtratta yalan yoktur ve her dediği doğrudur, onun temayüllerine karşı koyamazsın. Demirin içindeki sıkışmış bir su bile o demiri parçalar. Bu yüzden sosyal hayatta yeni bir şey yapmak istiyorsan, fitrî kanunları gözardı etme; yoksa terakki yolunda ilerleyeyim derken, bütün yaptıklarının sonu şer ve karışıklık hesabına geçebilir<br />
<br />
<br />
<br />
İmkânsızı isteme!<br />
Kendini iyi tanı ve imkânsızı isteme. Herkes denizden kendi bardağına göre su alabilir, imkânsızı istersen, kendine kötülük edersin. Meselâ bir dağdan uçmak niyetiyle kendini boşluğa bıraksan düşer parça parça olursun. Her alanda söz sahibi olacağım diye çalışma, uzmanlığın önemini bil. Büyük adam, her işte büyük demek değildir. Şunu da unutma ki; umuma el atan, umumu terk eder.<br />
<br />
<br />
<br />
Bir hedefin olsun!<br />
Mutlaka bir hedefin olmalıdır. Kafa ve gönlünü yüksek bir hedefe bağlamazsan, veya bir gâyeye sahip olduktan sonra onu unutursan, aklın ve zihnin benliğine teveccüh eder, onun etrafında dönmeye başlar. Bu durumda da bütün çalışmaların benlik ve bencillik hesabına geçer, güzel neticelerden mahrum kalırsın.<br />
Sahip olacağın gâyenin yüksek olmasına bak, elindekiyle iktifa etmen, dûn himmetlik demektir. Unutma; değerin, uğruna savaştığın idealin ölçüsündedir. İnsanın mahiyeti ve kıymeti, himmet ve gayreti nispetindedir. Himmet ve gayretin değeri de, başlı başına gaye ve gayretin büyüklüğüne göre belirlenir. Meselâ kimin himmeti milleti ise, o bir millettir. Bir milletin yapacağı kadar işe vesile olabilir.<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
Ümidini hiçbir zaman kaybetmemeli ve korkmamalısın. Bil ki insanları canlandıran ümit, öldüren yeistir.<br />
Zorluklardan ve zıtlarınla rekabetten korkma. Korkmak, dışarıdan gelecek tesirlere yol verir. Dünyada her iş ve eşyada, ilerleme ve gelişmenin söz konusu olduğu hemen her yerde, zıtların karşılaşması ve rekabeti vardır. Baksana; atmacanın serçeye saldırıp rahatsız etmesi, o serçenin kabiliyetlerinin gelişmesine vesile oluyor.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Zamanın kıymetini bil!<br />
Ömür sermayesi çok az, lüzumlu işler ise çok fazladır. Bununla birlikte, her yeni günle beraber sana ve bütün insanlara yepyeni bir âlemin kapısı açılır ve o âlemin her dakikası bir fırsattır. Dünkü gün senin elinden çıktı, yarına sahip olabilmek için ise, hiçbir dayanak noktan yok; öyleyse gerçek hayat olarak yaşadığın günü bil. Hayat zannettiğimiz vaziyet, içinde bulunduğumuz andan ibarettir. Bu durumda zaman denilen bu sermayenin zerresini bile boşa harcamamalı, harcamama konusunu bir metot hâline getirmelisin. Zamanın altın dilimi olan şimdiyi (ân&#8217;ı) değerlendirmeye bakmalısın.<br />
<br />
<br />
<br />
Fıtratı tanı ve uy!<br />
Sakın kâinattaki câri olan fıtrat kanunlarına uymamazlık yapma. Fıtratta yalan yoktur ve her dediği doğrudur, onun temayüllerine karşı koyamazsın. Demirin içindeki sıkışmış bir su bile o demiri parçalar. Bu yüzden sosyal hayatta yeni bir şey yapmak istiyorsan, fitrî kanunları gözardı etme; yoksa terakki yolunda ilerleyeyim derken, bütün yaptıklarının sonu şer ve karışıklık hesabına geçebilir<br />
<br />
<br />
<br />
İmkânsızı isteme!<br />
Kendini iyi tanı ve imkânsızı isteme. Herkes denizden kendi bardağına göre su alabilir, imkânsızı istersen, kendine kötülük edersin. Meselâ bir dağdan uçmak niyetiyle kendini boşluğa bıraksan düşer parça parça olursun. Her alanda söz sahibi olacağım diye çalışma, uzmanlığın önemini bil. Büyük adam, her işte büyük demek değildir. Şunu da unutma ki; umuma el atan, umumu terk eder.<br />
<br />
<br />
<br />
Bir hedefin olsun!<br />
Mutlaka bir hedefin olmalıdır. Kafa ve gönlünü yüksek bir hedefe bağlamazsan, veya bir gâyeye sahip olduktan sonra onu unutursan, aklın ve zihnin benliğine teveccüh eder, onun etrafında dönmeye başlar. Bu durumda da bütün çalışmaların benlik ve bencillik hesabına geçer, güzel neticelerden mahrum kalırsın.<br />
Sahip olacağın gâyenin yüksek olmasına bak, elindekiyle iktifa etmen, dûn himmetlik demektir. Unutma; değerin, uğruna savaştığın idealin ölçüsündedir. İnsanın mahiyeti ve kıymeti, himmet ve gayreti nispetindedir. Himmet ve gayretin değeri de, başlı başına gaye ve gayretin büyüklüğüne göre belirlenir. Meselâ kimin himmeti milleti ise, o bir millettir. Bir milletin yapacağı kadar işe vesile olabilir.<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Berat Kandili]]></title>
			<link>http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6312</link>
			<pubDate>Sat, 16 Aug 2008 11:57:50 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6312</guid>
			<description><![CDATA[Berat Kandili (Beraat Kandili) İslam dininde kutsal kabul edilen gecelerden biridir. Şaban ayının ondördüncü gününü onbeşinci gününe bağlayan gecesi Beraat gecesidir. Esasında Kandil Geceleri Peygamber Muhammed'in buyruklarında yer almamaktadır. H.3. asırdan itibaren mistik çevrelerde kutlanmaya başlanmış ve II. Selim'den itibaren minarelerde kandil yakılmasıyla kandil adını almıştır.<br />
<br />
Aslı "Berâettir." Beraat sözlükte, "bir zorluktan kurtarmak ve berî olmak" demektir. Bu geceye, bereketli ve feyizli bir gece olması sebebiyle mübarek gece; günahların affı ve kulların temize çıkarılması sebebiyle Beraat gecesi ve kulların ihsana kavuşmaları nedeniyle de rahmet gecesi gibi adlar da verilmiştir.<br />
<br />
Müslümanlar bu geceyi ibadet ve taatle geçirmenin pek çok sevabı ve feyzi olduğuna inanır. Bu konuda Resul-u Ekrem şöyle buyurmuştur:<br />
<br />
"Şaban ayının on beşinci gecesi olduğu zaman, gecesinde ibadete kalkın. Ve o gecenin gündüzünde (on beşinci günü) oruç tutunuz. Çünkü o gece güneş batınca Allah Teâlâ o andan fecir oluncaya kadar: Benden mağfiret dileyen yok mu, onu mağfiret edeyim. Benden rızık isteyen yok mu, onu rızıklandırayım. (Bir belâ ile) müptelâ olan yok mu, ona kurtuluş vereyim. Şöyle olan yok mu? Böyle olan yok mu? buyurur." (İbn Mâce)<br />
<br />
Ayrıca, Berat gecesi, Kuran-ı Kerimin Levh-i Mahfuzdan dünya semasına toptan indirildiği gecedir. Buna inzal denir. Kadir gecesinde ise Peygambere ilk kez ve parça parça indirilmeye başlanmıştır. Buna da tenzil denir.<br />
<br />
<br />
Kaynak: Wikipedia]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Berat Kandili (Beraat Kandili) İslam dininde kutsal kabul edilen gecelerden biridir. Şaban ayının ondördüncü gününü onbeşinci gününe bağlayan gecesi Beraat gecesidir. Esasında Kandil Geceleri Peygamber Muhammed'in buyruklarında yer almamaktadır. H.3. asırdan itibaren mistik çevrelerde kutlanmaya başlanmış ve II. Selim'den itibaren minarelerde kandil yakılmasıyla kandil adını almıştır.<br />
<br />
Aslı "Berâettir." Beraat sözlükte, "bir zorluktan kurtarmak ve berî olmak" demektir. Bu geceye, bereketli ve feyizli bir gece olması sebebiyle mübarek gece; günahların affı ve kulların temize çıkarılması sebebiyle Beraat gecesi ve kulların ihsana kavuşmaları nedeniyle de rahmet gecesi gibi adlar da verilmiştir.<br />
<br />
Müslümanlar bu geceyi ibadet ve taatle geçirmenin pek çok sevabı ve feyzi olduğuna inanır. Bu konuda Resul-u Ekrem şöyle buyurmuştur:<br />
<br />
"Şaban ayının on beşinci gecesi olduğu zaman, gecesinde ibadete kalkın. Ve o gecenin gündüzünde (on beşinci günü) oruç tutunuz. Çünkü o gece güneş batınca Allah Teâlâ o andan fecir oluncaya kadar: Benden mağfiret dileyen yok mu, onu mağfiret edeyim. Benden rızık isteyen yok mu, onu rızıklandırayım. (Bir belâ ile) müptelâ olan yok mu, ona kurtuluş vereyim. Şöyle olan yok mu? Böyle olan yok mu? buyurur." (İbn Mâce)<br />
<br />
Ayrıca, Berat gecesi, Kuran-ı Kerimin Levh-i Mahfuzdan dünya semasına toptan indirildiği gecedir. Buna inzal denir. Kadir gecesinde ise Peygambere ilk kez ve parça parça indirilmeye başlanmıştır. Buna da tenzil denir.<br />
<br />
<br />
Kaynak: Wikipedia]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[berat kandili]]></title>
			<link>http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6310</link>
			<pubDate>Sat, 16 Aug 2008 11:10:06 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6310</guid>
			<description><![CDATA[arkadaşlar sizin ve tüm islam aleminin beraet kandilini kutlar hayırlara vesile olmasını dilerim]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[arkadaşlar sizin ve tüm islam aleminin beraet kandilini kutlar hayırlara vesile olmasını dilerim]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sevdalım Hayat]]></title>
			<link>http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6309</link>
			<pubDate>Fri, 15 Aug 2008 18:58:53 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6309</guid>
			<description><![CDATA[Akasya kokan gecelerde<br />
Türküler söyleyip dolaşırdın sen<br />
Birer birer dökülen hecelerde<br />
Kendi yüreğinle yarışırdın sen<br />
<br />
Sağ olsun uçan kuşlar<br />
Çiçeğe durmuş ağaç<br />
Yaşasın sevdalılar<br />
Sevdalım hayat<br />
<br />
Karanlıktan güçlüydü hep aydınlık<br />
Uzakta parlayan sımsıcak ışık<br />
Şiir sana tutkun sen ona aşık<br />
Kendi yüreğinle yarışırdın sen<br />
<br />
Sağolsun uçan kuşlar<br />
Çiçeğe durmuş ağaç<br />
Yaşasın sevdalılar<br />
Sevdalım hayat<br />
<br />
Yaşam dalga dalga uzar giderdi<br />
Ölüm gözümüzde bir arpa boyu<br />
Çocuk gibi öper, okşar, severdim<br />
Yediğim ekmeği, içtiğim suyu<br />
<br />
Sağolsun uçan kuşlar<br />
Çiçeğe durmuş ağaç<br />
Yaşasın sevdalılar<br />
Sevdalım hayat <br />
<br />
<br />
ZÜLFÜ LİVANELİ]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Akasya kokan gecelerde<br />
Türküler söyleyip dolaşırdın sen<br />
Birer birer dökülen hecelerde<br />
Kendi yüreğinle yarışırdın sen<br />
<br />
Sağ olsun uçan kuşlar<br />
Çiçeğe durmuş ağaç<br />
Yaşasın sevdalılar<br />
Sevdalım hayat<br />
<br />
Karanlıktan güçlüydü hep aydınlık<br />
Uzakta parlayan sımsıcak ışık<br />
Şiir sana tutkun sen ona aşık<br />
Kendi yüreğinle yarışırdın sen<br />
<br />
Sağolsun uçan kuşlar<br />
Çiçeğe durmuş ağaç<br />
Yaşasın sevdalılar<br />
Sevdalım hayat<br />
<br />
Yaşam dalga dalga uzar giderdi<br />
Ölüm gözümüzde bir arpa boyu<br />
Çocuk gibi öper, okşar, severdim<br />
Yediğim ekmeği, içtiğim suyu<br />
<br />
Sağolsun uçan kuşlar<br />
Çiçeğe durmuş ağaç<br />
Yaşasın sevdalılar<br />
Sevdalım hayat <br />
<br />
<br />
ZÜLFÜ LİVANELİ]]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mutsuzum; Çünkü........]]></title>
			<link>http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6308</link>
			<pubDate>Fri, 15 Aug 2008 13:17:31 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6308</guid>
			<description><![CDATA[Evet, mutsuzluk nedenimizi paylaşalım...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Evet, mutsuzluk nedenimizi paylaşalım...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yorgunluk yaşlılarda tehlikeli bir işaret olabilir]]></title>
			<link>http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6307</link>
			<pubDate>Fri, 15 Aug 2008 09:06:20 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6307</guid>
			<description><![CDATA[72 yaşında bir hanımım. Kendimi çok yorgun hissediyorum. Acaba bir hastalığım mı var? E.N./Çeşme <br />
Yorgunluğun gelip geçici bir durum olabileceği gibi, pek çok hastalığın habercisi de olduğu biliniyor. Columbia Üniversitesi'nde yeni yapılan bir araştırma; özellikle yaşlılarda yorgunluk şikayetinin oldukça ciddi bir sorun olabileceğini ortaya koydu. 1989 ve 1995 yılları arasında 2130 yaşlı kişiyi inceleyen araştırmacılar, oldukça şaşırtıcı sonuçlar elde etti. Çalışmaya katılan yaşlılarda yorgunluk şikayeti bulunanların ölüm oranları, kendini enerjik hissedenlere göre daha fazla. Yorgunluk problemi olan yaşlılarda başka sağlık sorunları da daha sık görülüyor. Bu nedenle yorgunluğun yaşlılık sürecinin doğal bir sonucu gibi algılanmaması gerekiyor. <br />
<br />
NE YAPACAKSINIZ?<br />
<br />
* Kendinizi sürekli yorgun, bitkin ve halsiz hissediyorsanız veya ani başlayan yorgunluğunuz 2 haftadan uzun sürdüyse; doktorunuza başvurarak bu duruma neyin yol açtığını araştırın.<br />
<br />
* Yorgunluk sadece fiziksel değil motivasyonel veya psikoloji kaynaklı da olabiliyor. Bu nedenle sizi üzen, sinirlendiren, endişelendiren durumları gözden geçirmeniz; depresyon, anksiyete ve stres sorunları için tıbbi yardım almanız gerekiyor.<br />
<br />
* Yaşlandıkça daha kolay yorulmanızın nedenlerinden birisi de uyku sorunlarıdır. Uyku alışkanlıklarınızı gözden geçirmeniz, uyku sorunlarıyla uğraşıyorsanız doktora başvurmanız öneriliyor.<br />
<br />
* Reçeteli veya reçetesiz satılan yüzlerce ilaç hem uyku sorunlarına, hem de yorgunluğa neden oluyor. İlaçlarınızı sık sık kontrol ettirmeniz, yeni kullanmaya başladığınız bir ilaç yorgunluk yaratıyorsa, hemen doktorunuza bildirmeniz gerekiyor.<br />
<br />
* Yanlış beslenme alışkanlıkları da yorgunluğa yol açıyor. Dengeli bir beslenme planı oluşturmanız bu nedenle çok önemli. Kahvaltıyı atlamamanız, büyük porsiyonlardan, hızla yenen şeker ve yağ deposu yiyeceklerden kaçınmanız son derece faydalı. Sağlıklı bir kilo aralığında kalmanız da yorgunluğunuzu yenmenizi kolaylaştıracaktır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[72 yaşında bir hanımım. Kendimi çok yorgun hissediyorum. Acaba bir hastalığım mı var? E.N./Çeşme <br />
Yorgunluğun gelip geçici bir durum olabileceği gibi, pek çok hastalığın habercisi de olduğu biliniyor. Columbia Üniversitesi'nde yeni yapılan bir araştırma; özellikle yaşlılarda yorgunluk şikayetinin oldukça ciddi bir sorun olabileceğini ortaya koydu. 1989 ve 1995 yılları arasında 2130 yaşlı kişiyi inceleyen araştırmacılar, oldukça şaşırtıcı sonuçlar elde etti. Çalışmaya katılan yaşlılarda yorgunluk şikayeti bulunanların ölüm oranları, kendini enerjik hissedenlere göre daha fazla. Yorgunluk problemi olan yaşlılarda başka sağlık sorunları da daha sık görülüyor. Bu nedenle yorgunluğun yaşlılık sürecinin doğal bir sonucu gibi algılanmaması gerekiyor. <br />
<br />
NE YAPACAKSINIZ?<br />
<br />
* Kendinizi sürekli yorgun, bitkin ve halsiz hissediyorsanız veya ani başlayan yorgunluğunuz 2 haftadan uzun sürdüyse; doktorunuza başvurarak bu duruma neyin yol açtığını araştırın.<br />
<br />
* Yorgunluk sadece fiziksel değil motivasyonel veya psikoloji kaynaklı da olabiliyor. Bu nedenle sizi üzen, sinirlendiren, endişelendiren durumları gözden geçirmeniz; depresyon, anksiyete ve stres sorunları için tıbbi yardım almanız gerekiyor.<br />
<br />
* Yaşlandıkça daha kolay yorulmanızın nedenlerinden birisi de uyku sorunlarıdır. Uyku alışkanlıklarınızı gözden geçirmeniz, uyku sorunlarıyla uğraşıyorsanız doktora başvurmanız öneriliyor.<br />
<br />
* Reçeteli veya reçetesiz satılan yüzlerce ilaç hem uyku sorunlarına, hem de yorgunluğa neden oluyor. İlaçlarınızı sık sık kontrol ettirmeniz, yeni kullanmaya başladığınız bir ilaç yorgunluk yaratıyorsa, hemen doktorunuza bildirmeniz gerekiyor.<br />
<br />
* Yanlış beslenme alışkanlıkları da yorgunluğa yol açıyor. Dengeli bir beslenme planı oluşturmanız bu nedenle çok önemli. Kahvaltıyı atlamamanız, büyük porsiyonlardan, hızla yenen şeker ve yağ deposu yiyeceklerden kaçınmanız son derece faydalı. Sağlıklı bir kilo aralığında kalmanız da yorgunluğunuzu yenmenizi kolaylaştıracaktır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Aşırı kıskançlık paranoya nedeni]]></title>
			<link>http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6306</link>
			<pubDate>Fri, 15 Aug 2008 09:03:49 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6306</guid>
			<description><![CDATA[Bolu İzzet Baysal Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Psikiyatristi Dr. Haluk Gülmez, aldatılma korkusuyla yaşayan kıskanç eşlerin, mutsuz bir hayat yaşadıkları gibi birlikte oldukları kişiye de hayatı zehir ettiklerini söyledi. İnsanda bir miktar kıskançlık olmasının son derece doğal olduğunu hatırlatan Dr. Gülmez, şunları söyledi: "Tamamen mantık dışı olan aşırı kıskanmalar, insanlarda paranoyik bozukluk oluşumuna yol açıyor. Hastalık boyutuna gelmiş kıskançlığın tedavisi son derece zor oluyor. Aşırı kıskanç kişiler, intihara ya da cinayete bile teşebbüs edebilecek hale gelebiliyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bolu İzzet Baysal Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Psikiyatristi Dr. Haluk Gülmez, aldatılma korkusuyla yaşayan kıskanç eşlerin, mutsuz bir hayat yaşadıkları gibi birlikte oldukları kişiye de hayatı zehir ettiklerini söyledi. İnsanda bir miktar kıskançlık olmasının son derece doğal olduğunu hatırlatan Dr. Gülmez, şunları söyledi: "Tamamen mantık dışı olan aşırı kıskanmalar, insanlarda paranoyik bozukluk oluşumuna yol açıyor. Hastalık boyutuna gelmiş kıskançlığın tedavisi son derece zor oluyor. Aşırı kıskanç kişiler, intihara ya da cinayete bile teşebbüs edebilecek hale gelebiliyor.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Eczanem Acaba Nöbetçi mi?]]></title>
			<link>http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6305</link>
			<pubDate>Fri, 15 Aug 2008 09:02:25 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6305</guid>
			<description><![CDATA[Arkadaşlar aşağıda bulunan linkde illere göre Nöbetçi Eczane arama motoru bulunmaktadır..<br />
Eczanenizin nöbetçi olup olmadıgını ögrenebilirsiniz ..<br />
<br />
BUYRUN.. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Arkadaşlar aşağıda bulunan linkde illere göre Nöbetçi Eczane arama motoru bulunmaktadır..<br />
Eczanenizin nöbetçi olup olmadıgını ögrenebilirsiniz ..<br />
<br />
BUYRUN.. ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kan Gruplari Hakkinda Bilgi]]></title>
			<link>http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6304</link>
			<pubDate>Fri, 15 Aug 2008 09:00:50 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6304</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
Cesitleri karakterimzi belirliyor, ozelliklerinin degismesi hastaliklara yol aciyor. Dikkat kan araniyor! Radyolardan sık sık duydugumuz bir anons bu. Belki, o anda bunun onemini dusunmeyiz ama, en basitinden bir yerimiz kanadiginda damlayan kanin ne derece degerli oldugunu anlariz. Hepimizin de bildigi gibi, kan vucudumuzdaki en onemli yapi taslarindan biri...<br />
<br />
Damarlarimizda dolasan ve bircok hayati fonksiyonu bulunan bu kirmizi renkli sivinin en onemli gorevi hucrelere oksijen tasimasi...Ayrica hayati onemi olan maddeleri hucrelere tasiyor ve zararli olan metabolizma artiklarinin disari atilmasini sagliyor. Kan bedenimize canlilik vermek icin yaratilmis bir yasam sivisidir. Bedenimizde dolastigi surece onu isitir, sogutur, besler, korur, ona enerji verir ve icindeki zehirli maddelerin atilmasini saglar. Bedenimizdeki haberlesmenin neredeyse tamamini ustlenir. Ayrica damarlarda olusan her yırtıgı anında kapatır. Sistem boylelikle kendini surekli olarak yeniler.<br />
<br />
Dunyada kan gruplarinin dagilimi:<br />
<br />
O Rh pozitif, her 100 kisiden 40'i<br />
O Rh negahtif, her 100 kisiden 7'si<br />
A Rh pozitif, her 100 kisiden 34'u<br />
A Rh negatif, her 100 kisiden 6'si<br />
B Rh pozitif, her 100 kisiden 8'i<br />
B Rh negatif, her 100 kisiden 1'i<br />
AB Rh pozitif, her 100 kisiden 3'u<br />
AB Rh negatif, her 100 kisiden 1'i<br />
<br />
En eski kan grubu "0" grubu oldugu belirtiliyor, herkes O grubundayken insanlar cok kucuk bir alanda yasiyorlardi, ayni yemegi yiyor, ayni organizmalari doluyorlardi ve bu yuzden degisim gereksizdi.<br />
Ancak nufus arttiginda ve gocler hizlandiginda degisimler ivme kazandi. Sonrasinda gelisen A ve B gruplarinin gecmisi ancak 15 bin - 25 bin yil oncesine uzaniyor. AB grubu ise cok yenidir. O grubu avci, A grubu ciftci, B grubu gocebe ve AB grubu ise modern olarak degerlendiriliyor.<br />
<br />
Kan gruplarina gore kisilik tahlili<br />
<br />
O grubu : Kendine guvenen, cesaret<br />
A grubu : Sinirli ve hassas<br />
B grubu : Uyumlu <br />
AB grubu : En cekici ve ilginc<br />
<br />
En cesur ve guclu "O" grubu:<br />
<br />
Bu kan grubu tasiyan herkes gucu, dayanikliligi, kendine guveni, cesareti, sezgiyi ve Allah vergisi bir iyimserligi genetik hafizalarinda tasirlar. Melodik mizac ozelligine sahiptirler. Bunlar yasamin tadini en iyi cikaran, dunya nimetlerinden en genis bicimde yararlanan kisilerdir. Hayati bir melodi gibi yasar ve kavrarlar. Icinde bulunduklari ortama cok iyi uyum gosterirler. Tum insanlarla ve butun varliklarla anlasirlar. Onlara ters dusmeden, olumlu iliskiler kurmayi basararak yasarlar. Bu engin uyum duzeni icinde, onlerine sunulan olanaklardan rahatlikla yararlanirlar. Amacladiklari sonuca, buyuk ugraslara kalkismadan, kolayca ulasirlar. Onlarin bu basarilarindaki en buyuk etken, dis dunyayla sudaki hidrojenle oksijen gibi uyumlu olmalaridir.<br />
Modaya, havaya, zamana hemen uyuverirler. Herhangi birine cok degisik ve ters gelebilecek bir ortam dusunelim. Onlar bu ortam icinde dagilip sasrimaz, urkup sinmez, bir koseye cekilip donup kalmazlar.<br />
Hemen uyum gosterirler. Sivri ve uc dusunceleri, ayri fikirleri ve egilimleri yoktur. Saglikli bir bunye ve iyimserlikle desteklenmis liderlik ozellikleri (guc, etki- guvenilirlik) ve basari icin<br />
gerekli guduler size kalan O grubu mirasidir.<br />
<br />
<br />
En paylasimci "A" grubu<br />
<br />
Kalabalik insan topluluklari ve yerlesik ama daha kirsal yasam gerilimleri bas edebilmek uzere ortaya cikmistir. Psikolojik ozelliklerin bazilar kalabalik insan topluluklari ve yerlesik ama daha<br />
kirsal yasam gerilimleri bas edebilmek uzere ortaya cikmistir. Psikolojik ozelliklerinin bazilar, kalabalik cevresel kitlelerin ihtiyaclarina katlanabilmekle gelisir. Uyumlu mizac ozelligine<br />
sahiptirler. Bu grup icinde yer alanlar, duyan, hisseden, surekli olarak arastiran, cevrelerindeki kisiler ile baglanti ve uyum saglamaya calisan kisilerdir. Dis dunyadaki tum degisikliklere karsi duyarlidirlar. Ancak asiri duyarliliklari, cevrelerinde buyuk uyum guclugune dustuklerinde onlarin geriye dogru kacmalarina ve iclerine kapanmalarina neden olur.<br />
<br />
Uyumlular, icinde bulunduklari toplumun en ilgi cekici ve en renkli varliklaridir. Ancak dayanma ve uyum saglama yeteneklerinin yetersiz kaldigi ortam ve kosullarda cozulurler. Acinacak, zavalli insanlar olurlar. Buyuk bir olasilikla, bu olusumun icindeki bireyde olmasi gereken en onemli ozellik, paylasimci yapidir. Ilk A'lar, karmasik bir hayatin meydan okumalarina karsi duyarlidir, kurnaz, istekli ve akilli olmak zorundaydilar. Ancak butun bu niteliklerin tek bir yapida toplanmasi gerekiyordu. Belki de bu bugun bile A'larin daha gerilimli bir yapiya sahip olmalarinin bir nedenidir.<br />
Sikintilarini iclerine atarlar. Fakat patladiklarinda da dikkatli olmalisiniz. O gruplarinin cok basarili oldugu gerilimli ve sikisik liderlik pozisyonlarina A'lar pek uygun degildir. Bu onlarin lider olmayacaklari anlamina gelmiyor. Ama icgudusel olarak, cikar gozeten liderligi istemezler. A grubunda diger druplardan daha az grip goruldugu bilinmektedir. Ayrica viruslerin etkisi, AB grubunda da diger gruplara gore daha azdir.<br />
<br />
En uyumlu "B "grubu<br />
<br />
Irkların karışması, yeni topraklar ve yabancı iklimlerle karşı karşıya kalan ilk B gruplarının yaşamlarını sürdürebilmek için uyumlu ve yaratıcı olmaları gerekiyordu. <br />
<br />
<br />
B grupları yerleşik A grupları kadar düzenli ve uyumlu bir konfora gereksinim duymazken O grularından da daha az kararlılık sahibidirler. Bu özellikler B gruplarının her hücresinde mevcuttur. Biyolojik olarak B gruplar diğer gruplardan daha uyumludur. Ritimli mizaç özelliğine sahiptir. Davranışlarında akılcı, sistemli, düzenli ve iradelidir. Başkalarının tepki ve eğilimlerini dikkate almaksızın, kendi düşünce ve kararları doğrultusunda ilerler. Onu bir demiryolu üzerinde giden, önüne çıkan engelleri ezen veya birlikte sürükleyen bir lokamotife benzetebiliriz.<br />
<br />
Çevrelerine egemen olmak ve yönetmek isterler. Gözüpek, inatçı, otoriter ve serttirler. Mantık ve irade, onlarda daima duygulardan daha önce gelir. Bu mizaca sahip bulunanların tipi, asker, uzman ve danışmandır.<br />
<br />
Bir çok yönüyle B grupları bütün olası seçeneklerin en iyisine sahiptirler. A gruplarının zihinsel ve duygusal olarak uyarılmış edimlerinin yanı sıra O gruplarının saldırgan ve keskin fiziksel<br />
tepkilerine ait öğeleri de içlerinde barındırırlar.<br />
<br />
B gruplarının farklı kişiliklerle daha kolay ilişkiye girebilmelerinin nedeni, genetik doğaları gereği daha uyumlu olmalarındandı r. Çünkü kendilerini rekabet ve savaşlara karşı daha az eğilimli hissederler. Onlar diğerlerinin bakış açısından da bakabilirler. Empati yetenekleri vardır.<br />
<br />
En çekicisi "AB" grubu Bu grup sinirli ve hassas A´larla dengeli B´lerin birleşmesiyle oluşmuştur. Sonuç ise tinsel, yaşamın özellikle sonuçlarının pek farkında olmadıkları bir takım etkenlerini kucaklayan, biraz parça parça bir karakterdir. Kompleks mizaç özelliği gösterirler. diğer üç mizacın tüm özelliklerini, karmaşık ve karışık bir biçimde bu kümede yer alan kişilerde görülür. Bu üç özellik, farklı yoğunluklarla bir arada bulununca, kişi birbiriyle uyuşmaz eğilimlerin elinde adeta oyuncak olur.<br />
<br />
Böyleleri, dengeleri için gerekli olan dinamik bir düzenleme, güçlü bir irade ve iyi bir disiplinle karşılaşana değin, çelişen, karmaşık duygu, düşünce ve eğilimlerin elinde bocalayan, kaprisli, kararsız ve tutarsız bir kişi olur çıkarlar. Bununla birlikte çevrelerine önem vermeleri, sosyal tutum ve yargıları önemsemeleri, mantıklı düşünme yetisine sahip olmaları gibi olumlu yönleri onları başarıya ulaştırabilir. "<br />
<br />
Çoğu kez onlar detaylarla uğraşıp kendilerini yormazlar. AB grubu, kan grupları arasında en çekici ve en ilginç olanıdır. Ama onların doğal karizması ardında hep kırık kalpler bırakır.<br />
<br />
Kan grupları arasında AB çok ender görülür.A grubuyla B grubunun karışmasından meydana gelen bu kan grubuna dünya nüfusunun ancak %5 ´i dahildir.Ve de bu grup,kan gruplarının en yenisidir. Bundan 10-12 yüzyıl öncesine kadar böyle bir kan grubu yoktu.Doğudaki istilacı güçlerin batıdaki ülkeleri ele geçirmeleri üzerine farklı uluslar birbirlerine karıştılar. Doğuyla batı uygarlığının karışması sonucunda AB kan grubu ortaya çıktı. M.S. 900 yıllarından itibaren AB kan grubu oluştu. A ve B gruplarındaki Avrupalılar´ın evlilik yoluyla bir araya gelmedikleri kesindi. Ancak doğudan batıya akın başladıktan sonra farklı kan grupları birleşebildi.<br />
<br />
<br />
<br />
Kan uyuşmazlığı adından da anlaşılacağı üzere anne ve babanın kan grupları arasında uygunsuzluk olmasıdır. İnsan kan grupları A, B, AB, ve O olarak 4 türdür. Bunun yanı sıra D faktörü adı verilen Rh faktörü de pozitif ya da negatif olabilir. Anne karnındaki bebeğin uyuşmazlıktan etkilenebilmesi için bebeğin kan grubu ile anneninkinin uyumsuz olması, bebeğin kanının anne kanı ile temas etmesi, ve annenin bağışıklık sisteminin bu duruma cevap olarak antikor üretmesi gerekir. En sık rastlanılan uygunsuzluk Rh uygunsuzluğudur. Bu durumda baba Rh(+) iken anne Rh(-)dir. Eğer bebek de Rh (+) olursa bebeğin kanındaki bu Rh faktörü anne kanına geçer ve annenin bağışıklık sitemi Rh faktörünü ortadan kaldırmak için antikor adı verilen maddeler üretir. Bu nedenle ilk bebek durumdan etkilenmez. Rh uygunsuzluğundan sadece Baba pozitif anne negatif iken söz edilebilir. Baba negatif anne pozitif ise uyuşmazlık önemli değildir.<br />
Rh uygunsuzluğu varlığında (anne (-) baba (+)) eğer bebek de pozitif ise doğum esnasında anne kanı ile bebeğin kanı temas eder ve anne kanına Rh faktörü geçer. Anne buna anti Rh üreterek cevap verir. Bir sonraki bebek eğer Rh (+) olur ise anne kanındaki bu anti Rh lar bebeğe geçer ve bebeğin kanında çökelmelere neden olur. Bazı durumlarda anne ve bebek kanı doğumdan önce de temas edebilir. Bu durumlar<br />
<br />
* Amniyosentez<br />
* Düşük<br />
* Gebelik sırasında fazla miktarda kanamalardır<br />
<br />
Bazen Rh(-) bir kadına hata ile Rh(+) kan verilebilir. Bu durumda ortada gebelik yokken bile kadının kanında anti-Rh antikorlar bulunabilir ve ilk bebek uygunsuzluktan etkilenebilir.<br />
<br />
Belirtiler<br />
<br />
Kan uyuşmazığında eğer bebek etkilenmiş işe anneden geçen anti-Rh lar bebeğin kan hücrelerinin parçalanmasına ve çökelmesine neden olur. Bu durumda bebekte kansızlık yani anemi görülür. Buna bağlı olarak ultrasonda bebekte hidrops adı verilen durum tespit edilir. Bebekteki anemi sonucu kalp yetmezliği ve vücut boşuklarında biriken sıvı hidrops tablosunun nedenidir. Hastalığın şiddetine ve yok edilen kan hücrelerinin miktarına bağğlı olarak bebekte anne karnında ölüm de dahil olmak üzere her türlü distres belirtisi görülür.<br />
<br />
Teşhis<br />
<br />
Kan uyuşmazlığının teşhisi için hem anne hem de baba adayının kan grubunun bilinmesi önemlidir. Eğer anne Rh (+) ise babanın kan grubu önemini yitirir. Gebelik takibi esnasında annenin kanında normalde olmaması gereken anti-Rh aranır. Bu teste indirek coombs adı verilir. Doğum sonrası bebekte anneden geçen antikorların aranmasına ise direk coombs testi adı verilir. Bebeğin kan uyuşmazlığından etkilenip etkilenmediğini anlamak için ayrıca kordosentez de yapılabilir.<br />
<br />
Tedavi<br />
<br />
Kan uyuşmazlığında amaç annenin Rh pozitiflere karşı antikor oluşturmasını engellemektir. Bu nedenle kan grubu Rh(-) eşi Rh (+) olan gebelere 28. haftada anti-D iğnesi yapılmalıdır. Bu ilaçlara halk arasında uyuşmazlık iğnesi adı verilir. Doğumdan sonra bebeğin kan grubu pozitif ise ilk 72 saat içinde yeniden anti-D yapılmalıdır.<br />
Benzer şekilde düşük, dış gebelik, kürtaj gibi durumlarda da müdahaleden hemen sonra anti-D yapılmalıdır. Tanısal amaçlı girişimler olan amniyosentez, kordosentez, CVS gibi işlemleri takiben anti-D yapılması gebeliğin sağlıklı devamı açısından son derece önemlidir.<br />
<br />
<br />
İnsanlarda kan gruplarının sağlık ve hastalıklarla ilişkileri üzerinde uzun yıllar yapılan çalışmalarda, kişilerin kan gruplarının, beslenmelerinde kilo vermelerine veya almalarına neden olduğu tespit edildi.<br />
<br />
Uzmanlar, beslenerek de zayıflamanın mümkün olduğunu, bunun için de kan grubuna göre Diyet yapılmasını tavsiye ediyor.<br />
<br />
Uzmanlar, kan gruplarına göre yapılacak diyet hakkında şu bilgileri veriyor:<br />
<br />
<br />
0 Grubu Diyeti Nasıl Olmalı?<br />
<br />
Diyet 0: 0 grubu diyetin başarılı olabilmesi için yağsız ve kimyasal madde içermeyen (dondurulmamış) kırmızı et, beyaz et ve balık yemelisiniz. 0 grubundakiler süt ve sütlü besinlere, diğer gruplardakiler kadar kolay alışamazlar.<br />
<br />
Tahıl ürünleri, ekmek ve taneli sebzeleri mümkün olduğu kadar az tüketirseniz kilo verebilirsiniz. Buğdayda bulunan gluten maddesi, 0 grubuna dahil kişilerin kilo vermelerini engeller. Bu nedenle buğday unundan yapılmış yiyeceklerden uzak durulması gerekiyor. <br />
<br />
0 kan grubundaki kişilerin metabolizmaları düşük hızda çalışıyor olabilir. Tiroid hormonu üretmekten başka bir görevi olmayan iyodun yeterli miktarda olmaması, 0 grubundaki kişilerin yediklerini yakmalarını zorlaştırıyor. İşte bu nedenle 0 kan grubuna dahil olanların bol bol deniz ürünleri, iyotlu tuz, karaciğer, kırmızı et, ıspanak ve brokoli ile beslenmeleri öneriliyor. <br />
<br />
Süt ve Yumurta Yok <br />
0 grubuna dahil kişilerin midelerindeki asit miktarı yüksek olduğu için eti kolayca sindirirler . Fakat midenizde fazla asitlenme olmasını önlemek için et proteini tüketimini, sebze ve meyve yiyerek dengelemelisiniz. <br />
<br />
0 grubuna dahil olanlar, süt ürünlerinden ve yumurtadan uzak durmalılar. Onların metabolizmaları ağır çalışır ve sütlü besinlerin de metabolizmayı yavaşlattığı biliniyor. Süt ve sütlü besinler, vücudun kalsiyum ihtiyacını giderirler. Vücudunuzda kalsiyum eksikliği olmaması için çeşitli haplarla kalsiyum ihtiyacınızı gidermelisiniz. <br />
<br />
0 kan grubuna dahil olanlar için sıvı yağlar tavsiye ediliyor. Sıvı yağlar, özellikle zeytinyağı önemli bir besin kaynağıdır. Mono doymamış yağları, özellikle zeytinyağını tercih ederseniz, kalp ve damar sağlığını da korumuş olursunuz. Bu yağın kandaki kolesterol miktarını da azalttığı biliniyor. <br />
<br />
A Grubu Diyeti Nasıl Olmalı?<br />
<br />
Diyet A: Günümüzde giderek yaygınlaşan 'ayaküstü atıştırma' uygulamasının A grubuna dahil kişiler için yararlı bir beslenme şekli olmadığı kesin. Aslında bu tür beslenme alışkanlığı herkes için sakıncalı ama özellikle A grubu insanının böyle uygulamalardan kaçınması gerek. Bu alışkanlıktan vazgeçip soya proteinleri ve tahıl ürünleri ve sebzelere ağırlık vermeliler. A grubuna dahil olanlar olanakları elverdiğince doğal besinlerle beslenmeli. <br />
<br />
A grubu için hazırlanan diyeti uygulamak kilo vermeyi sağlar. Metabolizma açısından A grubu, 0 grubunun tam tersidir. A grubundaki kişiler kırmızı et yedikleri zaman ağırlık hissederler, enerji kaybına uğrarlar. Ama proteinli besinler ve sebzeler bu kişilere enerji verir, daha canlı olmalarını sağlar. 0 grubundakiler için et, vücuda enerji veren bir yakıttır. A grubundakiler ise eti yağ olarak vücutlarında depolarlar. A grubundakilerde mide asidi miktarı çok azdır. <br />
<br />
A grubundakilerin sütlü besinleri sindirmeleri de zor olur. Bunlar ensülin reaksiyonunu artırdıkları için metabolizmada yavaşlama görülür. Dahası sütlü besinlerde doymuş yağ oranı çok yüksektir. Bu özellik de şişmanlığa ve diyabet hastalığına zemin hazırlar. Bu nedenle A grubundakiler sütlü besinleri yemek listelerine dahil etmemeliler. <br />
<br />
A grubundakiler, sağlıklı bir şekilde kilo verebilmek için Mümkün olduğu kadar az et tüketsin. Et yerine haftada iki üç kez balık yiyin. Et yediğiniz zaman yağsız olmasına dikkat edin. Balık yerine tavuk eti de yiyebilirsiniz. Et yemekleri haşlama ya da fırında pişirilsin. Salam, sosis ve kavurma gibi türlerden uzak durulmalı. <br />
<br />
A grubundakiler aşırıya kaçmamak koşuluyla haftada üç dört kez deniz ürünleriyle beslenebilirler. Fırında pişirilmiş, ızgara ya da haşlanmış deniz ürünleri zarar vermez. <br />
<br />
Öncelikle Meyve ve Sebze<br />
A grubu için hazırlanan diyetlerde, sebzeler birinci sırada yer alıyor. Vücudun mineral, enzim ve antioksidan ihtiyacının giderilmesi için sebze çeşitlerine ağırlık verilmeli. Sebzelerin mümkün olduğunca doğal durumda olmalarına özen gösterilmeli (çiğ ya da buharda pişirilmiş.) A grubundakilerin sebze ağırlıklı yemek listelerinde biber, domates, patates ve lahana yer almamalı. <br />
<br />
A grubundakiler için çok yararlı olan sebzeler arasında havuç, balkabağı, ve ıspanağı sayabiliriz. <br />
<br />
Sarmısak sofradan hiç eksik edilmemeli. Doğal bir antibiyotik olan sarmısak, aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendirir, kan için de yararlıdır. Sarmısak her kan grubu için yararlıdır, fakat en fazla yarar sağlayan kan grubu A'dır. <br />
<br />
Günde üç öğün meyve yenmeli. Erik ve vişne gibi meyveler yenilmeli. Tropikal bölgelerde yetiştirilen meyvelerin hiçbiri A grubuna dahil olan kişilere tavsiye edilmiyor. Narenciye türü meyveler de A grubu için zararlı olabilir. <br />
<br />
B Grubu Diyeti Nasıl Olmalı?<br />
<br />
Diyet B: B Grubundakiler, kendileri için uygun olan beslenme düzenini eksiksiz uyguladıkları takdirde uzun ve sağlıklı bir ömür sürdürebilirler. B Grubunun diyeti değişik türlerde yiyecekleri kapsar. Hayvansal gıdalarla sebzeler arasında tam bir denge kurulur. B grubu, A ile 0 grupları arasında denge kurar. B grubundakiler için mısır, buğday, mercimek, fındık ve susam kilo aldıran besinlerdir. Bu yiyecekler, kişilerde yorgunluk, vücudun su tutması ve kan şekerinde düşüklük gibi sorunlar yaratır. <br />
<br />
Özellikle yemeklerden sonra kan şekerinin düşmesinden yakınanlar, azar azar ve çok sık beslenmeleri gerektiğine hükmederler. Oysa önemli olan öğünlerin sıklığı değil seçilen yiyeceklerdir. B grubundakilerde kan şekerinin düşmesi sık görülen bir olaydır. Saydığımız yiyeceklerden uzak durulması, bu sorunun B grubundakiler için bir tehlike olmaktan çıkmasını sağlayabilir. <br />
<br />
Kolay Kilo Verirler<br />
Kısa aralarla yemek yemeyi alışkanlık haline getirenler, çok kısa bir süre sonra sık sık acıkmaya başlarlar. Kilo vermeye çalışanlar için bu hiç de olumlu bir gelişme değil. edikleri zaman ağırlık hiKan grubu B olanların kilo vermekte pek de zorlanmadıkları biliniyor. 0 grubundakiler tiroid problemleri yüzünden kilo vermekte zorlanırlar. oysa B grubundakilerin böyle bir sorunları yoktur. <br />
<br />
Aşırıya kaçmamak koşuluyla sütlü besinlerden de yararlanabilirler. B grubundakilerin vücut sistemlerinde stres yorgunluk ve kırmızı et arasında bir bağ olduğu belirtiliyor. B grubundaki atalarınız, kırmızı et yerine değişik et türlerini tercih etmişlerdi. Eğer bağışıklık sisteminizde sorun varsa, kuzu eti ya da tavşan eti yememelisiniz. Dana ve hindi etini tercih etmelisiniz. <br />
<br />
B grubuna dahil olanlar piliç etinden uzak durmalıdırlar. Günümüzde böyle bir uygulamayı kabullenmek gerçekten çok zor. Tavuk eti yerine hindi eti tercih edilmeli. Çünkü piliç etinde bulunan bazı maddeler, B grubuna zarar verir. <br />
<br />
Derin denizlerde yaşayan balıklar da B grubu için yararlıdır. Fakat ıstakoz, karides, kalamar ve midye gibi deniz ürünlerinden uzak durulmalı. <br />
<br />
Kan grupları arasında sütlü besinlerden yarar sağlayan tek grup B'dir. Sütlü besinlere tepki gösteriyorsanız, soya ürünleriyle sütlü besin ihtiyacınızı giderebilirsiniz. <br />
<br />
Sindirim sisteminizin düzenli çalışabilmesi için zeytinyağını mutfağınızdan eksik etmemelisiniz. Gün aşırı bir yemek kaşığı zeytinyağı tüketmelisiniz. Susam yağı, ayçiçek yağı, mısırözü yağı B grubundakilerin sindirim sistemi için zararlıdır. <br />
<br />
Sebzelerin hemen hepsi B grubu için yararlıdır. Günde dört beş öğün haşlanmış sebze yiyebilirsiniz. B grubunun uzak durması gereken sebzelerin sayısı çok azdır. Domatesten uzak durulmalı. Zeytinyağı çok yararlı olduğu halde, tane zeytin sindirim sistemine zarar verebilir. Ama diğer kan gruplarına kıyasla çok daha zengin bir sebze çeşidinden yararlanabilirsiniz. Yeşil yapraklı sebzeler sizin için bire birdir. Ayrıca patates, lahana, ve mantarı da çekinmeden yiyebilirsiniz. <br />
<br />
AB Grubu Diyeti Nasıl Olmalı?<br />
<br />
Diyet AB: AB grubundaysanız, yiyeceklerinizi seçerken çok dikkatli davranmalısınız. A ve B gruplarının beslenme düzenlerini dikkatle incelemek gerekir. A ve B gruplarına uygun olmayan yiyeceklerin çoğu AB grubu için de sakıncalıdır. Ancak diğer kan gruplarına tavsiye edilmeyen domates AB grubundakilere öneriliyor. <br />
<br />
Kilo alma konusunda AB grubundakiler A ve B gruplarındaki genlerin özelliklerini taşıyabilirler. Bu da zaman zaman problem yaratır. Örneğin A grubundakiler gibi mide asidinizin miktarı az olabilir. B grubundakiler gibi et yemeye kalkıştığınız zaman sindirim sorunuyla karşılaşırsınız. Yediğiniz et, vücudunuzda yağ olarak depolanabilir. Eğer kilo vermek istiyorsanız, et yemekten kaçınmalısınız. Et yerken de yanında mutlaka sebze bulundurmalısınız ve de etin miktarının çok az olmasına dikkat etmelisiniz. Deniz ürünleri, süt ürünleri ve taze sebze kilo vermenize yardımcı olur <br />
<br />
Çok fazla hayvansal protein almanız sindirim sisteminizi zorlar. Tıpkı A grubundakilerde olduğu gibi sizin de mide asidiniz yeterli değildir. İşte bu yüzden azar azar ve sık sık yemek yemelisiniz. Kuzu, koyun, tavşan ve hindi eti yiyebilirsiniz. Dana ve sığır etlerinden uzak durmalısınız. Tavuk ve piliç eti yerine hindi etini tercih etmelisiniz. <br />
<br />
Sütlü besinler konusunda, B grubundakilerin alışkanlıklarına ağırlık verebilirsiniz. Yoğurt, kefir ve yağı alınmış krema sizin için uy edikleri zaman ağırlık higundur. Yumurta yerken iki yumurta beyazı ile bir yumurta sarısı yerseniz, kolesterolünüzün artmasını önlersiniz buna karşılık vücudunuzun protein ihtiyacını gidermiş olursunuz.<br />
<br />
<br />
<br />
Alıntı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
Cesitleri karakterimzi belirliyor, ozelliklerinin degismesi hastaliklara yol aciyor. Dikkat kan araniyor! Radyolardan sık sık duydugumuz bir anons bu. Belki, o anda bunun onemini dusunmeyiz ama, en basitinden bir yerimiz kanadiginda damlayan kanin ne derece degerli oldugunu anlariz. Hepimizin de bildigi gibi, kan vucudumuzdaki en onemli yapi taslarindan biri...<br />
<br />
Damarlarimizda dolasan ve bircok hayati fonksiyonu bulunan bu kirmizi renkli sivinin en onemli gorevi hucrelere oksijen tasimasi...Ayrica hayati onemi olan maddeleri hucrelere tasiyor ve zararli olan metabolizma artiklarinin disari atilmasini sagliyor. Kan bedenimize canlilik vermek icin yaratilmis bir yasam sivisidir. Bedenimizde dolastigi surece onu isitir, sogutur, besler, korur, ona enerji verir ve icindeki zehirli maddelerin atilmasini saglar. Bedenimizdeki haberlesmenin neredeyse tamamini ustlenir. Ayrica damarlarda olusan her yırtıgı anında kapatır. Sistem boylelikle kendini surekli olarak yeniler.<br />
<br />
Dunyada kan gruplarinin dagilimi:<br />
<br />
O Rh pozitif, her 100 kisiden 40'i<br />
O Rh negahtif, her 100 kisiden 7'si<br />
A Rh pozitif, her 100 kisiden 34'u<br />
A Rh negatif, her 100 kisiden 6'si<br />
B Rh pozitif, her 100 kisiden 8'i<br />
B Rh negatif, her 100 kisiden 1'i<br />
AB Rh pozitif, her 100 kisiden 3'u<br />
AB Rh negatif, her 100 kisiden 1'i<br />
<br />
En eski kan grubu "0" grubu oldugu belirtiliyor, herkes O grubundayken insanlar cok kucuk bir alanda yasiyorlardi, ayni yemegi yiyor, ayni organizmalari doluyorlardi ve bu yuzden degisim gereksizdi.<br />
Ancak nufus arttiginda ve gocler hizlandiginda degisimler ivme kazandi. Sonrasinda gelisen A ve B gruplarinin gecmisi ancak 15 bin - 25 bin yil oncesine uzaniyor. AB grubu ise cok yenidir. O grubu avci, A grubu ciftci, B grubu gocebe ve AB grubu ise modern olarak degerlendiriliyor.<br />
<br />
Kan gruplarina gore kisilik tahlili<br />
<br />
O grubu : Kendine guvenen, cesaret<br />
A grubu : Sinirli ve hassas<br />
B grubu : Uyumlu <br />
AB grubu : En cekici ve ilginc<br />
<br />
En cesur ve guclu "O" grubu:<br />
<br />
Bu kan grubu tasiyan herkes gucu, dayanikliligi, kendine guveni, cesareti, sezgiyi ve Allah vergisi bir iyimserligi genetik hafizalarinda tasirlar. Melodik mizac ozelligine sahiptirler. Bunlar yasamin tadini en iyi cikaran, dunya nimetlerinden en genis bicimde yararlanan kisilerdir. Hayati bir melodi gibi yasar ve kavrarlar. Icinde bulunduklari ortama cok iyi uyum gosterirler. Tum insanlarla ve butun varliklarla anlasirlar. Onlara ters dusmeden, olumlu iliskiler kurmayi basararak yasarlar. Bu engin uyum duzeni icinde, onlerine sunulan olanaklardan rahatlikla yararlanirlar. Amacladiklari sonuca, buyuk ugraslara kalkismadan, kolayca ulasirlar. Onlarin bu basarilarindaki en buyuk etken, dis dunyayla sudaki hidrojenle oksijen gibi uyumlu olmalaridir.<br />
Modaya, havaya, zamana hemen uyuverirler. Herhangi birine cok degisik ve ters gelebilecek bir ortam dusunelim. Onlar bu ortam icinde dagilip sasrimaz, urkup sinmez, bir koseye cekilip donup kalmazlar.<br />
Hemen uyum gosterirler. Sivri ve uc dusunceleri, ayri fikirleri ve egilimleri yoktur. Saglikli bir bunye ve iyimserlikle desteklenmis liderlik ozellikleri (guc, etki- guvenilirlik) ve basari icin<br />
gerekli guduler size kalan O grubu mirasidir.<br />
<br />
<br />
En paylasimci "A" grubu<br />
<br />
Kalabalik insan topluluklari ve yerlesik ama daha kirsal yasam gerilimleri bas edebilmek uzere ortaya cikmistir. Psikolojik ozelliklerin bazilar kalabalik insan topluluklari ve yerlesik ama daha<br />
kirsal yasam gerilimleri bas edebilmek uzere ortaya cikmistir. Psikolojik ozelliklerinin bazilar, kalabalik cevresel kitlelerin ihtiyaclarina katlanabilmekle gelisir. Uyumlu mizac ozelligine<br />
sahiptirler. Bu grup icinde yer alanlar, duyan, hisseden, surekli olarak arastiran, cevrelerindeki kisiler ile baglanti ve uyum saglamaya calisan kisilerdir. Dis dunyadaki tum degisikliklere karsi duyarlidirlar. Ancak asiri duyarliliklari, cevrelerinde buyuk uyum guclugune dustuklerinde onlarin geriye dogru kacmalarina ve iclerine kapanmalarina neden olur.<br />
<br />
Uyumlular, icinde bulunduklari toplumun en ilgi cekici ve en renkli varliklaridir. Ancak dayanma ve uyum saglama yeteneklerinin yetersiz kaldigi ortam ve kosullarda cozulurler. Acinacak, zavalli insanlar olurlar. Buyuk bir olasilikla, bu olusumun icindeki bireyde olmasi gereken en onemli ozellik, paylasimci yapidir. Ilk A'lar, karmasik bir hayatin meydan okumalarina karsi duyarlidir, kurnaz, istekli ve akilli olmak zorundaydilar. Ancak butun bu niteliklerin tek bir yapida toplanmasi gerekiyordu. Belki de bu bugun bile A'larin daha gerilimli bir yapiya sahip olmalarinin bir nedenidir.<br />
Sikintilarini iclerine atarlar. Fakat patladiklarinda da dikkatli olmalisiniz. O gruplarinin cok basarili oldugu gerilimli ve sikisik liderlik pozisyonlarina A'lar pek uygun degildir. Bu onlarin lider olmayacaklari anlamina gelmiyor. Ama icgudusel olarak, cikar gozeten liderligi istemezler. A grubunda diger druplardan daha az grip goruldugu bilinmektedir. Ayrica viruslerin etkisi, AB grubunda da diger gruplara gore daha azdir.<br />
<br />
En uyumlu "B "grubu<br />
<br />
Irkların karışması, yeni topraklar ve yabancı iklimlerle karşı karşıya kalan ilk B gruplarının yaşamlarını sürdürebilmek için uyumlu ve yaratıcı olmaları gerekiyordu. <br />
<br />
<br />
B grupları yerleşik A grupları kadar düzenli ve uyumlu bir konfora gereksinim duymazken O grularından da daha az kararlılık sahibidirler. Bu özellikler B gruplarının her hücresinde mevcuttur. Biyolojik olarak B gruplar diğer gruplardan daha uyumludur. Ritimli mizaç özelliğine sahiptir. Davranışlarında akılcı, sistemli, düzenli ve iradelidir. Başkalarının tepki ve eğilimlerini dikkate almaksızın, kendi düşünce ve kararları doğrultusunda ilerler. Onu bir demiryolu üzerinde giden, önüne çıkan engelleri ezen veya birlikte sürükleyen bir lokamotife benzetebiliriz.<br />
<br />
Çevrelerine egemen olmak ve yönetmek isterler. Gözüpek, inatçı, otoriter ve serttirler. Mantık ve irade, onlarda daima duygulardan daha önce gelir. Bu mizaca sahip bulunanların tipi, asker, uzman ve danışmandır.<br />
<br />
Bir çok yönüyle B grupları bütün olası seçeneklerin en iyisine sahiptirler. A gruplarının zihinsel ve duygusal olarak uyarılmış edimlerinin yanı sıra O gruplarının saldırgan ve keskin fiziksel<br />
tepkilerine ait öğeleri de içlerinde barındırırlar.<br />
<br />
B gruplarının farklı kişiliklerle daha kolay ilişkiye girebilmelerinin nedeni, genetik doğaları gereği daha uyumlu olmalarındandı r. Çünkü kendilerini rekabet ve savaşlara karşı daha az eğilimli hissederler. Onlar diğerlerinin bakış açısından da bakabilirler. Empati yetenekleri vardır.<br />
<br />
En çekicisi "AB" grubu Bu grup sinirli ve hassas A´larla dengeli B´lerin birleşmesiyle oluşmuştur. Sonuç ise tinsel, yaşamın özellikle sonuçlarının pek farkında olmadıkları bir takım etkenlerini kucaklayan, biraz parça parça bir karakterdir. Kompleks mizaç özelliği gösterirler. diğer üç mizacın tüm özelliklerini, karmaşık ve karışık bir biçimde bu kümede yer alan kişilerde görülür. Bu üç özellik, farklı yoğunluklarla bir arada bulununca, kişi birbiriyle uyuşmaz eğilimlerin elinde adeta oyuncak olur.<br />
<br />
Böyleleri, dengeleri için gerekli olan dinamik bir düzenleme, güçlü bir irade ve iyi bir disiplinle karşılaşana değin, çelişen, karmaşık duygu, düşünce ve eğilimlerin elinde bocalayan, kaprisli, kararsız ve tutarsız bir kişi olur çıkarlar. Bununla birlikte çevrelerine önem vermeleri, sosyal tutum ve yargıları önemsemeleri, mantıklı düşünme yetisine sahip olmaları gibi olumlu yönleri onları başarıya ulaştırabilir. "<br />
<br />
Çoğu kez onlar detaylarla uğraşıp kendilerini yormazlar. AB grubu, kan grupları arasında en çekici ve en ilginç olanıdır. Ama onların doğal karizması ardında hep kırık kalpler bırakır.<br />
<br />
Kan grupları arasında AB çok ender görülür.A grubuyla B grubunun karışmasından meydana gelen bu kan grubuna dünya nüfusunun ancak %5 ´i dahildir.Ve de bu grup,kan gruplarının en yenisidir. Bundan 10-12 yüzyıl öncesine kadar böyle bir kan grubu yoktu.Doğudaki istilacı güçlerin batıdaki ülkeleri ele geçirmeleri üzerine farklı uluslar birbirlerine karıştılar. Doğuyla batı uygarlığının karışması sonucunda AB kan grubu ortaya çıktı. M.S. 900 yıllarından itibaren AB kan grubu oluştu. A ve B gruplarındaki Avrupalılar´ın evlilik yoluyla bir araya gelmedikleri kesindi. Ancak doğudan batıya akın başladıktan sonra farklı kan grupları birleşebildi.<br />
<br />
<br />
<br />
Kan uyuşmazlığı adından da anlaşılacağı üzere anne ve babanın kan grupları arasında uygunsuzluk olmasıdır. İnsan kan grupları A, B, AB, ve O olarak 4 türdür. Bunun yanı sıra D faktörü adı verilen Rh faktörü de pozitif ya da negatif olabilir. Anne karnındaki bebeğin uyuşmazlıktan etkilenebilmesi için bebeğin kan grubu ile anneninkinin uyumsuz olması, bebeğin kanının anne kanı ile temas etmesi, ve annenin bağışıklık sisteminin bu duruma cevap olarak antikor üretmesi gerekir. En sık rastlanılan uygunsuzluk Rh uygunsuzluğudur. Bu durumda baba Rh(+) iken anne Rh(-)dir. Eğer bebek de Rh (+) olursa bebeğin kanındaki bu Rh faktörü anne kanına geçer ve annenin bağışıklık sitemi Rh faktörünü ortadan kaldırmak için antikor adı verilen maddeler üretir. Bu nedenle ilk bebek durumdan etkilenmez. Rh uygunsuzluğundan sadece Baba pozitif anne negatif iken söz edilebilir. Baba negatif anne pozitif ise uyuşmazlık önemli değildir.<br />
Rh uygunsuzluğu varlığında (anne (-) baba (+)) eğer bebek de pozitif ise doğum esnasında anne kanı ile bebeğin kanı temas eder ve anne kanına Rh faktörü geçer. Anne buna anti Rh üreterek cevap verir. Bir sonraki bebek eğer Rh (+) olur ise anne kanındaki bu anti Rh lar bebeğe geçer ve bebeğin kanında çökelmelere neden olur. Bazı durumlarda anne ve bebek kanı doğumdan önce de temas edebilir. Bu durumlar<br />
<br />
* Amniyosentez<br />
* Düşük<br />
* Gebelik sırasında fazla miktarda kanamalardır<br />
<br />
Bazen Rh(-) bir kadına hata ile Rh(+) kan verilebilir. Bu durumda ortada gebelik yokken bile kadının kanında anti-Rh antikorlar bulunabilir ve ilk bebek uygunsuzluktan etkilenebilir.<br />
<br />
Belirtiler<br />
<br />
Kan uyuşmazığında eğer bebek etkilenmiş işe anneden geçen anti-Rh lar bebeğin kan hücrelerinin parçalanmasına ve çökelmesine neden olur. Bu durumda bebekte kansızlık yani anemi görülür. Buna bağlı olarak ultrasonda bebekte hidrops adı verilen durum tespit edilir. Bebekteki anemi sonucu kalp yetmezliği ve vücut boşuklarında biriken sıvı hidrops tablosunun nedenidir. Hastalığın şiddetine ve yok edilen kan hücrelerinin miktarına bağğlı olarak bebekte anne karnında ölüm de dahil olmak üzere her türlü distres belirtisi görülür.<br />
<br />
Teşhis<br />
<br />
Kan uyuşmazlığının teşhisi için hem anne hem de baba adayının kan grubunun bilinmesi önemlidir. Eğer anne Rh (+) ise babanın kan grubu önemini yitirir. Gebelik takibi esnasında annenin kanında normalde olmaması gereken anti-Rh aranır. Bu teste indirek coombs adı verilir. Doğum sonrası bebekte anneden geçen antikorların aranmasına ise direk coombs testi adı verilir. Bebeğin kan uyuşmazlığından etkilenip etkilenmediğini anlamak için ayrıca kordosentez de yapılabilir.<br />
<br />
Tedavi<br />
<br />
Kan uyuşmazlığında amaç annenin Rh pozitiflere karşı antikor oluşturmasını engellemektir. Bu nedenle kan grubu Rh(-) eşi Rh (+) olan gebelere 28. haftada anti-D iğnesi yapılmalıdır. Bu ilaçlara halk arasında uyuşmazlık iğnesi adı verilir. Doğumdan sonra bebeğin kan grubu pozitif ise ilk 72 saat içinde yeniden anti-D yapılmalıdır.<br />
Benzer şekilde düşük, dış gebelik, kürtaj gibi durumlarda da müdahaleden hemen sonra anti-D yapılmalıdır. Tanısal amaçlı girişimler olan amniyosentez, kordosentez, CVS gibi işlemleri takiben anti-D yapılması gebeliğin sağlıklı devamı açısından son derece önemlidir.<br />
<br />
<br />
İnsanlarda kan gruplarının sağlık ve hastalıklarla ilişkileri üzerinde uzun yıllar yapılan çalışmalarda, kişilerin kan gruplarının, beslenmelerinde kilo vermelerine veya almalarına neden olduğu tespit edildi.<br />
<br />
Uzmanlar, beslenerek de zayıflamanın mümkün olduğunu, bunun için de kan grubuna göre Diyet yapılmasını tavsiye ediyor.<br />
<br />
Uzmanlar, kan gruplarına göre yapılacak diyet hakkında şu bilgileri veriyor:<br />
<br />
<br />
0 Grubu Diyeti Nasıl Olmalı?<br />
<br />
Diyet 0: 0 grubu diyetin başarılı olabilmesi için yağsız ve kimyasal madde içermeyen (dondurulmamış) kırmızı et, beyaz et ve balık yemelisiniz. 0 grubundakiler süt ve sütlü besinlere, diğer gruplardakiler kadar kolay alışamazlar.<br />
<br />
Tahıl ürünleri, ekmek ve taneli sebzeleri mümkün olduğu kadar az tüketirseniz kilo verebilirsiniz. Buğdayda bulunan gluten maddesi, 0 grubuna dahil kişilerin kilo vermelerini engeller. Bu nedenle buğday unundan yapılmış yiyeceklerden uzak durulması gerekiyor. <br />
<br />
0 kan grubundaki kişilerin metabolizmaları düşük hızda çalışıyor olabilir. Tiroid hormonu üretmekten başka bir görevi olmayan iyodun yeterli miktarda olmaması, 0 grubundaki kişilerin yediklerini yakmalarını zorlaştırıyor. İşte bu nedenle 0 kan grubuna dahil olanların bol bol deniz ürünleri, iyotlu tuz, karaciğer, kırmızı et, ıspanak ve brokoli ile beslenmeleri öneriliyor. <br />
<br />
Süt ve Yumurta Yok <br />
0 grubuna dahil kişilerin midelerindeki asit miktarı yüksek olduğu için eti kolayca sindirirler . Fakat midenizde fazla asitlenme olmasını önlemek için et proteini tüketimini, sebze ve meyve yiyerek dengelemelisiniz. <br />
<br />
0 grubuna dahil olanlar, süt ürünlerinden ve yumurtadan uzak durmalılar. Onların metabolizmaları ağır çalışır ve sütlü besinlerin de metabolizmayı yavaşlattığı biliniyor. Süt ve sütlü besinler, vücudun kalsiyum ihtiyacını giderirler. Vücudunuzda kalsiyum eksikliği olmaması için çeşitli haplarla kalsiyum ihtiyacınızı gidermelisiniz. <br />
<br />
0 kan grubuna dahil olanlar için sıvı yağlar tavsiye ediliyor. Sıvı yağlar, özellikle zeytinyağı önemli bir besin kaynağıdır. Mono doymamış yağları, özellikle zeytinyağını tercih ederseniz, kalp ve damar sağlığını da korumuş olursunuz. Bu yağın kandaki kolesterol miktarını da azalttığı biliniyor. <br />
<br />
A Grubu Diyeti Nasıl Olmalı?<br />
<br />
Diyet A: Günümüzde giderek yaygınlaşan 'ayaküstü atıştırma' uygulamasının A grubuna dahil kişiler için yararlı bir beslenme şekli olmadığı kesin. Aslında bu tür beslenme alışkanlığı herkes için sakıncalı ama özellikle A grubu insanının böyle uygulamalardan kaçınması gerek. Bu alışkanlıktan vazgeçip soya proteinleri ve tahıl ürünleri ve sebzelere ağırlık vermeliler. A grubuna dahil olanlar olanakları elverdiğince doğal besinlerle beslenmeli. <br />
<br />
A grubu için hazırlanan diyeti uygulamak kilo vermeyi sağlar. Metabolizma açısından A grubu, 0 grubunun tam tersidir. A grubundaki kişiler kırmızı et yedikleri zaman ağırlık hissederler, enerji kaybına uğrarlar. Ama proteinli besinler ve sebzeler bu kişilere enerji verir, daha canlı olmalarını sağlar. 0 grubundakiler için et, vücuda enerji veren bir yakıttır. A grubundakiler ise eti yağ olarak vücutlarında depolarlar. A grubundakilerde mide asidi miktarı çok azdır. <br />
<br />
A grubundakilerin sütlü besinleri sindirmeleri de zor olur. Bunlar ensülin reaksiyonunu artırdıkları için metabolizmada yavaşlama görülür. Dahası sütlü besinlerde doymuş yağ oranı çok yüksektir. Bu özellik de şişmanlığa ve diyabet hastalığına zemin hazırlar. Bu nedenle A grubundakiler sütlü besinleri yemek listelerine dahil etmemeliler. <br />
<br />
A grubundakiler, sağlıklı bir şekilde kilo verebilmek için Mümkün olduğu kadar az et tüketsin. Et yerine haftada iki üç kez balık yiyin. Et yediğiniz zaman yağsız olmasına dikkat edin. Balık yerine tavuk eti de yiyebilirsiniz. Et yemekleri haşlama ya da fırında pişirilsin. Salam, sosis ve kavurma gibi türlerden uzak durulmalı. <br />
<br />
A grubundakiler aşırıya kaçmamak koşuluyla haftada üç dört kez deniz ürünleriyle beslenebilirler. Fırında pişirilmiş, ızgara ya da haşlanmış deniz ürünleri zarar vermez. <br />
<br />
Öncelikle Meyve ve Sebze<br />
A grubu için hazırlanan diyetlerde, sebzeler birinci sırada yer alıyor. Vücudun mineral, enzim ve antioksidan ihtiyacının giderilmesi için sebze çeşitlerine ağırlık verilmeli. Sebzelerin mümkün olduğunca doğal durumda olmalarına özen gösterilmeli (çiğ ya da buharda pişirilmiş.) A grubundakilerin sebze ağırlıklı yemek listelerinde biber, domates, patates ve lahana yer almamalı. <br />
<br />
A grubundakiler için çok yararlı olan sebzeler arasında havuç, balkabağı, ve ıspanağı sayabiliriz. <br />
<br />
Sarmısak sofradan hiç eksik edilmemeli. Doğal bir antibiyotik olan sarmısak, aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendirir, kan için de yararlıdır. Sarmısak her kan grubu için yararlıdır, fakat en fazla yarar sağlayan kan grubu A'dır. <br />
<br />
Günde üç öğün meyve yenmeli. Erik ve vişne gibi meyveler yenilmeli. Tropikal bölgelerde yetiştirilen meyvelerin hiçbiri A grubuna dahil olan kişilere tavsiye edilmiyor. Narenciye türü meyveler de A grubu için zararlı olabilir. <br />
<br />
B Grubu Diyeti Nasıl Olmalı?<br />
<br />
Diyet B: B Grubundakiler, kendileri için uygun olan beslenme düzenini eksiksiz uyguladıkları takdirde uzun ve sağlıklı bir ömür sürdürebilirler. B Grubunun diyeti değişik türlerde yiyecekleri kapsar. Hayvansal gıdalarla sebzeler arasında tam bir denge kurulur. B grubu, A ile 0 grupları arasında denge kurar. B grubundakiler için mısır, buğday, mercimek, fındık ve susam kilo aldıran besinlerdir. Bu yiyecekler, kişilerde yorgunluk, vücudun su tutması ve kan şekerinde düşüklük gibi sorunlar yaratır. <br />
<br />
Özellikle yemeklerden sonra kan şekerinin düşmesinden yakınanlar, azar azar ve çok sık beslenmeleri gerektiğine hükmederler. Oysa önemli olan öğünlerin sıklığı değil seçilen yiyeceklerdir. B grubundakilerde kan şekerinin düşmesi sık görülen bir olaydır. Saydığımız yiyeceklerden uzak durulması, bu sorunun B grubundakiler için bir tehlike olmaktan çıkmasını sağlayabilir. <br />
<br />
Kolay Kilo Verirler<br />
Kısa aralarla yemek yemeyi alışkanlık haline getirenler, çok kısa bir süre sonra sık sık acıkmaya başlarlar. Kilo vermeye çalışanlar için bu hiç de olumlu bir gelişme değil. edikleri zaman ağırlık hiKan grubu B olanların kilo vermekte pek de zorlanmadıkları biliniyor. 0 grubundakiler tiroid problemleri yüzünden kilo vermekte zorlanırlar. oysa B grubundakilerin böyle bir sorunları yoktur. <br />
<br />
Aşırıya kaçmamak koşuluyla sütlü besinlerden de yararlanabilirler. B grubundakilerin vücut sistemlerinde stres yorgunluk ve kırmızı et arasında bir bağ olduğu belirtiliyor. B grubundaki atalarınız, kırmızı et yerine değişik et türlerini tercih etmişlerdi. Eğer bağışıklık sisteminizde sorun varsa, kuzu eti ya da tavşan eti yememelisiniz. Dana ve hindi etini tercih etmelisiniz. <br />
<br />
B grubuna dahil olanlar piliç etinden uzak durmalıdırlar. Günümüzde böyle bir uygulamayı kabullenmek gerçekten çok zor. Tavuk eti yerine hindi eti tercih edilmeli. Çünkü piliç etinde bulunan bazı maddeler, B grubuna zarar verir. <br />
<br />
Derin denizlerde yaşayan balıklar da B grubu için yararlıdır. Fakat ıstakoz, karides, kalamar ve midye gibi deniz ürünlerinden uzak durulmalı. <br />
<br />
Kan grupları arasında sütlü besinlerden yarar sağlayan tek grup B'dir. Sütlü besinlere tepki gösteriyorsanız, soya ürünleriyle sütlü besin ihtiyacınızı giderebilirsiniz. <br />
<br />
Sindirim sisteminizin düzenli çalışabilmesi için zeytinyağını mutfağınızdan eksik etmemelisiniz. Gün aşırı bir yemek kaşığı zeytinyağı tüketmelisiniz. Susam yağı, ayçiçek yağı, mısırözü yağı B grubundakilerin sindirim sistemi için zararlıdır. <br />
<br />
Sebzelerin hemen hepsi B grubu için yararlıdır. Günde dört beş öğün haşlanmış sebze yiyebilirsiniz. B grubunun uzak durması gereken sebzelerin sayısı çok azdır. Domatesten uzak durulmalı. Zeytinyağı çok yararlı olduğu halde, tane zeytin sindirim sistemine zarar verebilir. Ama diğer kan gruplarına kıyasla çok daha zengin bir sebze çeşidinden yararlanabilirsiniz. Yeşil yapraklı sebzeler sizin için bire birdir. Ayrıca patates, lahana, ve mantarı da çekinmeden yiyebilirsiniz. <br />
<br />
AB Grubu Diyeti Nasıl Olmalı?<br />
<br />
Diyet AB: AB grubundaysanız, yiyeceklerinizi seçerken çok dikkatli davranmalısınız. A ve B gruplarının beslenme düzenlerini dikkatle incelemek gerekir. A ve B gruplarına uygun olmayan yiyeceklerin çoğu AB grubu için de sakıncalıdır. Ancak diğer kan gruplarına tavsiye edilmeyen domates AB grubundakilere öneriliyor. <br />
<br />
Kilo alma konusunda AB grubundakiler A ve B gruplarındaki genlerin özelliklerini taşıyabilirler. Bu da zaman zaman problem yaratır. Örneğin A grubundakiler gibi mide asidinizin miktarı az olabilir. B grubundakiler gibi et yemeye kalkıştığınız zaman sindirim sorunuyla karşılaşırsınız. Yediğiniz et, vücudunuzda yağ olarak depolanabilir. Eğer kilo vermek istiyorsanız, et yemekten kaçınmalısınız. Et yerken de yanında mutlaka sebze bulundurmalısınız ve de etin miktarının çok az olmasına dikkat etmelisiniz. Deniz ürünleri, süt ürünleri ve taze sebze kilo vermenize yardımcı olur <br />
<br />
Çok fazla hayvansal protein almanız sindirim sisteminizi zorlar. Tıpkı A grubundakilerde olduğu gibi sizin de mide asidiniz yeterli değildir. İşte bu yüzden azar azar ve sık sık yemek yemelisiniz. Kuzu, koyun, tavşan ve hindi eti yiyebilirsiniz. Dana ve sığır etlerinden uzak durmalısınız. Tavuk ve piliç eti yerine hindi etini tercih etmelisiniz. <br />
<br />
Sütlü besinler konusunda, B grubundakilerin alışkanlıklarına ağırlık verebilirsiniz. Yoğurt, kefir ve yağı alınmış krema sizin için uy edikleri zaman ağırlık higundur. Yumurta yerken iki yumurta beyazı ile bir yumurta sarısı yerseniz, kolesterolünüzün artmasını önlersiniz buna karşılık vücudunuzun protein ihtiyacını gidermiş olursunuz.<br />
<br />
<br />
<br />
Alıntı.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ben Sonun Olamadım,Şimdi Sonuna Git..!]]></title>
			<link>http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6302</link>
			<pubDate>Thu, 14 Aug 2008 16:27:06 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6302</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
<br />
<br />
Bir masum bakışınla geldiğin gibi <br />
En zalim gülüşünle git... <br />
Sana ağladığım sessiz gecelerimi bana bırak <br />
Başkasının kollarına en sonsuz çığlığınla git... <br />
Hani ömrüm,sonum sen olacaksın demiştin ya <br />
Ben sonun olamadım şimdi sonuna git... <br />
<br />
Senden bana bir acı tebessüm kalsın sadece <br />
Anılarımızı yakta öyle git... <br />
Işığım olmasanda koyu karanlıklarda <br />
Bir kibrit çakarım umutlarıma düşünme git... <br />
Kaybolmuş olsamda puslu soğuklarda <br />
Ayak izlerini yüreğimden sil de git... <br />
Ben kovamadım seni şu deli gönlümden <br />
Kalbime hapsolmuş yüreğini al da git... <br />
Sende öğrensem de aşkı da acıyı da <br />
Sahte sevdanın küllerini savur da git... <br />
<br />
Hiç bakma giderken ardına <br />
Ben bir şiir daha yazarım onu basarım yüreğime git... <br />
Hiç düşünme yarıda bıraktığını <br />
Sana yıpranmış yüreğimi avuçlarıma bırakta git..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
<br />
<br />
Bir masum bakışınla geldiğin gibi <br />
En zalim gülüşünle git... <br />
Sana ağladığım sessiz gecelerimi bana bırak <br />
Başkasının kollarına en sonsuz çığlığınla git... <br />
Hani ömrüm,sonum sen olacaksın demiştin ya <br />
Ben sonun olamadım şimdi sonuna git... <br />
<br />
Senden bana bir acı tebessüm kalsın sadece <br />
Anılarımızı yakta öyle git... <br />
Işığım olmasanda koyu karanlıklarda <br />
Bir kibrit çakarım umutlarıma düşünme git... <br />
Kaybolmuş olsamda puslu soğuklarda <br />
Ayak izlerini yüreğimden sil de git... <br />
Ben kovamadım seni şu deli gönlümden <br />
Kalbime hapsolmuş yüreğini al da git... <br />
Sende öğrensem de aşkı da acıyı da <br />
Sahte sevdanın küllerini savur da git... <br />
<br />
Hiç bakma giderken ardına <br />
Ben bir şiir daha yazarım onu basarım yüreğime git... <br />
Hiç düşünme yarıda bıraktığını <br />
Sana yıpranmış yüreğimi avuçlarıma bırakta git..]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[.....ÜŞÜYORUM....]]></title>
			<link>http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6301</link>
			<pubDate>Thu, 14 Aug 2008 16:21:00 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6301</guid>
			<description><![CDATA[Yine yagmur yagıyor gözyaslarımla<br />
Ve yürüyorum yalnızlığımla<br />
Sırılsıklam olmak umrumda olmadan<br />
Belki hayalin geliverir<br />
Sıcaklığı,sevgisi,özlemiyle<br />
Sarılıp sarmalar, ısıtır yüreğimi diye<br />
<br />
Üşüyorum..<br />
<br />
<br />
Yanında olmadığım her an<br />
Beni sıcaklığınla,sevginle<br />
Sarıp sarmalamadığın her an<br />
<br />
Üşüyorum..<br />
<br />
Yürüdükçe daha da hızlanıyor yagmur<br />
O hızlandıkca gözyaşlarım da<br />
Onunla yarış edermişcesine hızlanıyor<br />
Yürüdükçe daha cok ıslanıo ellerim,vücudum ve toprak<br />
<br />
Üşüyorum..<br />
<br />
<br />
Kokun benimle olmadıkca<br />
Ay gibi ışıldayan gözlerin bana bakmadıkça<br />
İçimi ısıtan ellerin bana dokunmadıkça<br />
<br />
Üşüyorum..<br />
<br />
<br />
ve toprak kokuyor yine..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Yine yagmur yagıyor gözyaslarımla<br />
Ve yürüyorum yalnızlığımla<br />
Sırılsıklam olmak umrumda olmadan<br />
Belki hayalin geliverir<br />
Sıcaklığı,sevgisi,özlemiyle<br />
Sarılıp sarmalar, ısıtır yüreğimi diye<br />
<br />
Üşüyorum..<br />
<br />
<br />
Yanında olmadığım her an<br />
Beni sıcaklığınla,sevginle<br />
Sarıp sarmalamadığın her an<br />
<br />
Üşüyorum..<br />
<br />
Yürüdükçe daha da hızlanıyor yagmur<br />
O hızlandıkca gözyaşlarım da<br />
Onunla yarış edermişcesine hızlanıyor<br />
Yürüdükçe daha cok ıslanıo ellerim,vücudum ve toprak<br />
<br />
Üşüyorum..<br />
<br />
<br />
Kokun benimle olmadıkca<br />
Ay gibi ışıldayan gözlerin bana bakmadıkça<br />
İçimi ısıtan ellerin bana dokunmadıkça<br />
<br />
Üşüyorum..<br />
<br />
<br />
ve toprak kokuyor yine..]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ibrahimler affedildiler..]]></title>
			<link>http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6299</link>
			<pubDate>Wed, 13 Aug 2008 17:41:42 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sinifogretmenim.net/showthread.php?tid=6299</guid>
			<description><![CDATA[Beşiktaş, beklenen kararı aldı, İbrahim Üzülmez ile İbrahim Toraman&#8217;ı affetti. Siyah-beyazlı yönetim, &#8220;Beşiktaşlılık duruşu, kişilere sadece ceza vermeyi değil, gerektiğinde affetmeyi de gerektirir&#8221; açıklamasını yaptı<br />
<br />
<br />
<br />
Beşiktaş&#8217;ta haftalardır konuşulan İbrahim Üzülmez - İbrahim Toraman krizi beklendiği gibi afla noktalandı. Siyah-beyazlı yönetim dün Yıldırım Demirören başkanlığında yaptığı kritik toplantıda, Avusturya&#8217;daki ilk etap kampta kavga eden iki futbolcunun affedilmesine karar verdi.<br />
Yaklaşık iki saat süren yönetim toplantısı ardından kulübün resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, Üzülmez ve Toraman&#8217;ın takıma geri dönmesine karar verildiği duyuruldu. Açıklamada iki oyuncunun, başta Bakan Murat Başesgioğlu ve camianın önde gelen isimleri tarafından affedilmelerinin istendiği hatırlatılarak, &#8220;Beşiktaşlılık duruşu; kişilere sadece ceza vermeyi değil, gerektiğinde affetmeyi de gerektirir. Özür dilemek bir erdem, affetmek de büyüklüktür&#8221; ifadeleri kullanıldı. Siyah-beyazlı yönetim, kaptanlıkları alınan İbrahim Üzülmez ve İbrahim Toraman&#8217;a verilen para cezalarının geçerli olduğunu da bildirdi.<br />
<br />
İbrahimler çok mutlu<br />
Yönetimin af kararıyla rahat bir nefes alan Toraman ve Üzülmez çok mutlu olduklarını ifade ettiler. Toraman, &#8220;Şimdiye kadar her karara saygı gösterdik. Bu son kararın hepimize hayırlı olmasını diliyorum&#8221; dedi. Üzülmez ise &#8220;Yönetimin kararına çok sevindim. Kulübümüzün bu konu yüzünden daha fazla yıpranmayacak olması yüzünden de çok mutluyum&#8221; diye konuştu.<br />
İki futbolcunun, cumartesi gününden itibaren Ümraniye&#8217;de takımla birlikte antrenmanlara katılacakları ifade edildi.<br />
<br />
Üç karşı oy<br />
Beşiktaş&#8217;ın yaklaşık iki saat süren yönetim kurulu toplantısında, üç üyenin, İbrahim Üzülmez ve İbrahim Toraman&#8217;ın affedilmesine karşı çıktıkları belirlendi. Nedim Sarsmaz, Levent Erdoğan ve Murat Çelik&#8217;in, iki oyuncunun affedilmeleri durumunda Genel Menajer Sinan Engin ile Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam&#8217;ın zor durumda kalacaklarını belirterek, af düşüncesine muhalefet ettikleri, ancak yönetimin oy çokluğuyla, Toraman ve Üzülmez&#8217;i affettiği kaydedildi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Beşiktaş, beklenen kararı aldı, İbrahim Üzülmez ile İbrahim Toraman&#8217;ı affetti. Siyah-beyazlı yönetim, &#8220;Beşiktaşlılık duruşu, kişilere sadece ceza vermeyi değil, gerektiğinde affetmeyi de gerektirir&#8221; açıklamasını yaptı<br />
<br />
<br />
<br />
Beşiktaş&#8217;ta haftalardır konuşulan İbrahim Üzülmez - İbrahim Toraman krizi beklendiği gibi afla noktalandı. Siyah-beyazlı yönetim dün Yıldırım Demirören başkanlığında yaptığı kritik toplantıda, Avusturya&#8217;daki ilk etap kampta kavga eden iki futbolcunun affedilmesine karar verdi.<br />
Yaklaşık iki saat süren yönetim toplantısı ardından kulübün resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, Üzülmez ve Toraman&#8217;ın takıma geri dönmesine karar verildiği duyuruldu. Açıklamada iki oyuncunun, başta Bakan Murat Başesgioğlu ve camianın önde gelen isimleri tarafından affedilmelerinin istendiği hatırlatılarak, &#8220;Beşiktaşlılık duruşu; kişilere sadece ceza vermeyi değil, gerektiğinde affetmeyi de gerektirir. Özür dilemek bir erdem, affetmek de büyüklüktür&#8221; ifadeleri kullanıldı. Siyah-beyazlı yönetim, kaptanlıkları alınan İbrahim Üzülmez ve İbrahim Toraman&#8217;a verilen para cezalarının geçerli olduğunu da bildirdi.<br />
<br />
İbrahimler çok mutlu<br />
Yönetimin af kararıyla rahat bir nefes alan Toraman ve Üzülmez çok mutlu olduklarını ifade ettiler. Toraman, &#8220;Şimdiye kadar her karara saygı gösterdik. Bu son kararın hepimize hayırlı olmasını diliyorum&#8221; dedi. Üzülmez ise &#8220;Yönetimin kararına çok sevindim. Kulübümüzün bu konu yüzünden daha fazla yıpranmayacak olması yüzünden de çok mutluyum&#8221; diye konuştu.<br />
İki futbolcunun, cumartesi gününden itibaren Ümraniye&#8217;de takımla birlikte antrenmanlara katılacakları ifade edildi.<br />
<br />
Üç karşı oy<br />
Beşiktaş&#8217;ın yaklaşık iki saat süren yönetim kurulu toplantısında, üç üyenin, İbrahim Üzülmez ve İbrahim Toraman&#8217;ın affedilmesine karşı çıktıkları belirlendi. Nedim Sarsmaz, Levent Erdoğan ve Murat Çelik&#8217;in, iki oyuncunun affedilmeleri durumunda Genel Menajer Sinan Engin ile Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam&#8217;ın zor durumda kalacaklarını belirterek, af düşüncesine muhalefet ettikleri, ancak yönetimin oy çokluğuyla, Toraman ve Üzülmez&#8217;i affettiği kaydedildi.]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>